Asyl Süreci Avrupa Kıtası Gündem

Sığınma Hakkı ve geri Gönderilmeme Ilkesi

Sığınma hakkı ve geri gönderilmeme ilkesi

1951 Cenevre Sözleşmesi’nin 33 (1). maddesinde şu ifade yer almaktadır:

“Hiçbir taraf devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tâbiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına, her ne şekilde olursa olsun geri göndermeyecek veya iade (“refouler”) etmeyecektir.”

Avrupa’da sığınma konusunun başlangıç noktası, günümüzde Vasıflandırma Yönetmeliği (2011/95/EU)
yoluyla AB hukukuna geniş kapsamda dâhil edilmiş olan, 1951 Cenevre Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek
1967 Protokolü’dür. 1951 Cenevre Sözleşmesi, mültecilerin haklarına ilişkin olarak hazırlanmış bir sözleşmedir.
Geri gönderilmeme ilkesi, mültecilerin korunmasında en temel taştır.91 Bu ilkenin anlamı, prensipte,
mültecilerin zulümden korkmaları için bir neden olan bir ülkeye geri gönderilmemeleri gerektiğidir.
Geri göndermeme ilkesi, mültecinin zulüm göreceği menşe ülkeye ya da herhangi başka bir ülkeye iadesi durumunda geçerlidir. Tüm AB üye ülkeleri ve Avrupa Konseyi, 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne taraftır; ancak Türkiye Sözleşme’yi sadece Avrupa’dan gelen mülteciler için uygulamaktadır.92 BMMYK, 3.1.1. bölümden 3.1.8. bölüme kadar ve 4.1. bölümde ayrıntılı olarak ele alınmış olan 1951 Cenevre Sözleşmesi kapsamında mülteci statüsüne karar verilmesine ilişkin prosedür ve kriterler hakkında el kitabı ve rehber ilkeler çalışmasını hazırlamıştır.

AB hukuku kapsamında, ABİDA’nın 78. maddesi, AB’nin “geri gönderilmeme ilkesine uygunluğu sağlayarak” sığınma, ikincil koruma ve geçici koruma için bir politika geliştirmesini şart koşmaktadır. Bu politika, [1951 Cenevre Sözleşmesi ve Protokolü]’ne ve AİHS’ye, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi (BMÇHS)’ne, İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayri İnsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi (İKBMS)’ ye, MSHUS’ye ve ESKHUS gibi diğer ilgili sözleşmelere uygun olmalıdır. AB sığınma mevzuatının öngördüğü tedbirler, Dublin Tüzüğü ((EU) 604/2013 sayılı Tüzük), Vasıflandırma Yönetmeliği (2011/95/EU), Sığınma Prosedürü Yönetmeliği (2013/32/EU) Kabul Koşulları Yönetmeliği (2013/33/EU) dâhil olmak üzere bu politika uyarınca kabul edilmiştir.
Tüm bu belgeler tadil edilmiştir. Danimarka, İrlanda ve Birleşik Krallık; AB mevzuatına
ya hiç bağlı değillerdir veya sadece kısmen bağlılardır (bkz. Ek 1).

Örnek: Salahadin Abdulla ve diğerleri davasında ABAD, Vasıflandırma Yönetmeliği’ni
uygularken şunun altını çizmiştir: “Yönetmeliğin giriş bölümündeki 3., 16. ve 17. beyanlarda Cenevre Sözleşmesi’nin mültecilerin korunmasına ilişkin uluslararası  yasal düzenin mihenk taşını oluşturduğu ve kimin mülteci statüsü alabileceğini tespit eden yönetmelik hükümlerinin ve bunların içeriklerinin, üye ülkelerin yetkili makamlarına, bu sözleşmeyi ortak kavramları ve kriterleri temel alarak uygulamaları
konusunda rehberlik etmek amacıyla kabul edildiği aşikardır.”94

2011 yılında yenilenen Vasıflandırma Yönetmeliği,95 AB hukukuna kişilerin mülteci veya
uluslararası koruma ihtiyacında olan kişi olarak tanınması için birtakım ortak standartlar
getirmiştir. Bu yönetmelik, sözkonusu koruma ile ilgili haklar ve görevler öngörmüştür.
1951 Cenevre Sözleşmesi’nin 33. maddesinde yer alan geri göndermeme ilkesi bu korumanın
temel unsurlarından biridir.

Bununla birlikte, ne 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin 33. maddesi ne de Vasıflandırma
Yönetmeliği’nin 17. ve 21. maddeleri, geri gönderilmeyi mutlak şekilde yasaklamamaktadır.
Bu maddeler oldukça istisnai koşullarda, örneğin bir mültecinin ev sahibi ülkenin
güvenliği için tehdit oluşturduğu ya da ciddi bir suç işledikten sonra toplum için tehlike
arz ettiği durumda ihraç edilmesine olanak tanımaktadır.

AB Temel Haklar Şartı’nın 18. maddesi, geri göndermeme ilkesi ile uyumlu olan sığınma
hakkını garanti altına almaktadır. Şart’ın 19. maddesi hiç kimsenin ölüm cezası, işkence
veya diğer insanlık dışı ya da aşağılayıcı muameleye veya cezaya maruz kalacağı bir
ülkeye gönderilmek üzere ihraç edilemeyeceğini, sınır dışı edilemeyeceğini veya iade
edilemeyeceğini öngörmektedir. Şart’ın açıklamasında, 19 (2). maddesinin AİHM’nin,
AİHS’nin 3. maddesi ile ilgili içtihadını içerdiği belirtilmektedir.96

Benzer İçerikler

Ersoy Dede’nin suyunu ısıtan Cengiz Er’in paylaştıkları

admin

AKP’yi eleştiren Erdoğan’ın akrabası gözaltına alındı

admin

Hukuksuzca ihraç olan KHK’lı asker çay ocağına ‘adalet’ ismini verdi

admin

YORUM YAP


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/ilticaha/public_html/wp-includes/functions.php on line 4757