Cuma, Eylül 25, 2020

İltica Hukukunun Tarihsel Süreçte Gelişimi

Göz atınız!

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre...
- Advertisement -

İltica Hukukunun Tarihsel Süreçte Gelişimi
Mülteci hukukunun gelişim sürecine bakıldığında, konuyla ilgili ilk çalışmaların, 1920’lı yıllardan itibaren, Milletler Cemiyeti (MC) çerçevesinde, iki ya da daha fazla devletin taraf olduğu, mültecilerin hukuki statüsünü tanımlamak amacıyla yapılan sözleşmelerden ibaret olduğunu söyleyebiliriz. Sözleşmelere, az sayıda devletin çekincelerle taraf olması, ilgili Sözleşmelerin uygulama alanını ve mülteci hukukunun gelişimindeki önemini azaltmıştır. MC’ye üye devletler, 1938 yılına gelindiğinde, Almanya’dan gayri iradi olarak göç eden kişilere yardımcı olmak amacıyla Hükümetler Arası Mülteciler Komitesi’ni (Inter-govermental Committee on Refugees) kurmaya karar
vermişler; ancak söz konusu Komite çerçevesinde yapılan mülteci tanımları, devletlerin tam desteğini alamamış, ortak bir tanım üzerinde fikir birliğine varılamamıştır.
İkinci Dünya Savaşı’nda ve sonrasında yaşanan ağır insan hakları ihlalleri, Birleşmiş Milletler (BM) Andlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle mülteci hukukunu BM’nin en önemli gündem maddesi haline getirmiştir. Bu alandaki boşluğun doldurulmasına ilişkin çalışmalar kapsamında, öncelikle, 1946 yılında, Hükümetler arası Mülteci Komitesinin görevleri, Uluslararası Mülteci Örgütüne (International Refugee Organization) devredilmiştir. Devam eden süreçte, 10 Aralık 1948 tarihinde, BM Genel Kurulu’nda, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kabul edilmiştir. Uluslararası insan hakları hukukunun temel taşı olan bu belgede, sığınma hakkı, diğer insan hakları ile beraber düzenlenmiştir.
Bu sırada, İkinci Dünya Savaşının ardından süregelen gerginlikler, Uluslararası Mülteci Örgütü’nün kuruluşundan itibaren attığı ciddi adımlara rağmen, daha kapsamlı bir örgütlenme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. BM Genel Kurulu tarafından, mülteciler için “uluslararası koruma sağlamak ve sorunlarına kalıcı çözümler temin etmek üzere”, 14 Aralık 1950’de Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) kurulmuş, Komiserlik 1 Ocak 1951’de çalışmalarına başlamıştır. BMMYK çalışmaları devam ederken yine BM Genel Kurulu’nda, 28 Temmuz 1951 tarihinde, Cenevre’de, Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşme, yirmi altı devlet tarafından kabul edilmiş, 22 Nisan 1954’de ise yürürlüğe girmiştir5.
1967 Protokolü ile 1951 Sözleşmesinin kapsamı genişletilmiştir6. Böylelikle, tarih sınırlaması ortadan kaldırıldığı gibi, buna bağlı coğrafi sınırlamaya da son verilmiştir. Mülteci hukukunun gelişimi açısından bir diğer önemli nokta, 1967 Protokolü hükümlerinin ve bunlardan doğan yükümlülüklerin, taraf devletlerce hiçbir sınırlama olmadan uygulanacak olmasıdır.

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya kaldığından dolayı olabilir.   Başbakanlık Bilgi Edinme...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül Cuma günü, 48 avukat, 7...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan davalar 5237 sayılı Türk Ceza...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre Türkiye’den çıkmış kişileri fişlenmiş olduğu...
- Advertisement -

Daha faza içerik