Haberler

Gergerlioğlu’ndan mektup var: Kamuoyu bilsin ki, ben hâlâ halkın vekiliyim

Sincan Cezaevi’nde tutsak olan Ömer Faruk Gergerlioğlu, yazdığı mektupla gözaltına alındığı gün ve ardından yaşananları anlattı. Gergerlioğlu’nun, el yazısıyla kaleme aldığı mektubu, “Vekilliği, haramilikle gasp edilmiş bir milletvekilinin, 2 Nisan 2021 akşamı evinden alınıp saatlerce yaşatılan ihlaller sonrası konulduğu cezaevine gidişinin öyküsü budur” notuyla Twitter hesabından paylaşıldı.

”Kamuoyu bilsin ki, çiğnenen sadece benim haklarım değildir, halkın hakları çiğnenmiştir, çünkü ben hala halkın vekiliyim.” diyen Gergerlioğlu’nun “İhlal dolu gece” başlığını taşıyan mektubu şöyle:

“İnsan hakları bir gün size de lazım olabilir diyorum, 4 polisin ortasında, evimden zorba yöntemler kullanılarak alınmış, sağlık muayenesi için yoldayız. Bana hakaret ediyorlar, altta kalmıyorum, cevaplarını veriyorum. Uzun saçlı polis yumruğunu kaldırıyor, yüzüme indirme tehdidini gösteriyor, boyun eğmiyorum. ‘Terörist, terbiyesiz, b…k’ diyor. ‘Asıl terörist insan kaçıranlardır, işkence edenlerdir’ diye haykırıyorum. Ayrım yapmayan bir insan hakları savunucusu olarak yoluma devam edeceğimi söylüyorum ve suç duyurusuyla bütün bunların hesabını soracağımı, bir gün Meclis’e dönecek milletvekilliği gasp edilmiş bir kişiye bunu yaptıklarını söylüyorum. ‘Bizi tehdit mi ediyorsun’? diye bağırıyor öndeki polis. ‘Evet, hukukla tehdit ediyorum, bizim başka hangi dayanağımız vardır ki’ diyorum onlara.

‘İNTİKAM VE NEFRET HİSLERİ HAKİMDİ ONLARDA’

Artık ellerindeyim, istediklerini yapabilirler. Darp edebilir, sağlıkla ilgili doktor tavsiyesini geciktirebilir, hakaret edebilir, evrakta tahrifat yapabilirler. Vatandaşın güvenliğini sağlamakla görevli olanlar ne hale gelmiş? İntikam, nefret hisleri hakimdi onlarda. Hastaneye geldiğimde doktor bey darp raporu düzenledi. Meclis’ten getirildiğimde de aynı hastane, aynı doktor idi. Onun karşısına yine darp edilmiş olarak getiriliyordum. ‘Nasılsın’ diye sorduğunda göğsümde ağrı olduğunu hissettim. ‘Biraz oksijen alayım’ dedim. Oksijen açarak beni müşahedeye aldı. Açılamıyordum. Doktor tekrar muayene edince çarpıntım olduğunu anladı ve ayrı bir bölüme alarak Elektrokardiyografi (EKG) ve Tansiyon ölçüm (TA) ölçümü yaptırdı. Nabız 148 idi ve doktor tedirgin olarak kalp krizi araştırması olan Troponin için kan aldırdı. Durumu takip ediyordu ve yükselen tansiyonum için verdiği dilaltı ve aspirin ilaçlarından sonra kardiyolog ile görüştüğünü ve anjio çekilmek üzere sevkim için karar aldığını söylüyordu.

Geniş kan tahlilleri tekrar aldırıyordu ama acilde bile başımda bekleyen polisler acele ediyor, bir an evvel doktor tavsiyesi dışında başka bir şey yapmak istiyorlardı. Doktor ile son görüşmeyi yaptırmadan bana ‘Doktorun hastası var, gidiyoruz’ dediler. ‘Doktor ile görüşeyim, kalp krizi göstergesi troponin çıkmadan bir doktor beni sevk etmemeliydi, burada bir hata var, böyle olmaz, meslektaşım bu yanlışı yapmaz’ diyorum. Ama aceleyle arabaya bindiriyor beni polisler.

Kaynak

Benzer İçerikler

Devlet Bahçeli’den ‘siyasi etik’ çıkışı: Yasa derhal çıkarılmalıdır!

admin

İntihar eylemcisi Alpay’dan asker Kıraç’a… Sadece insansın!

admin

İYİ Parti’li başkana silahlı saldırının zanlısı ve azmettiricisi tutuklandı

admin

YORUM YAP


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/ilticaha/public_html/wp-includes/functions.php on line 4757