Cumartesi, Eylül 19, 2020

Dublin III Yönergesi Tam Metin

Göz atınız!

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre...
- Advertisement -

1. Konsey yönetmeliğinde (EC) 343/2003 No ‘lu, 18 Şubat 2003 tarihli tüzükte bazı maddi değişiklikler yapılmasına; üye devletlerin bir iltica başvurusunu incelemekten sorumluluğunun belirlenmesi için kriterleri ve mekanizmaları kurarak bir üçüncü ülkelerin de çıkarları gözetilerek bu Yönetmeliğin yeniden düzenlenmesine.
2. Avrupa ortak sığınma sistemi (CEAS) de dahil olmak üzere, AB ülkelerinde sığınma ve koruma aramaya mecbur bırakılmış olan ilticacılar için ortak bir Sığınma politikası, ortak bir özgürlük, güvenlik ve adalet alanı oluşturulmasına.
3.Avrupa Konseyi, 15 ve 16 Ekim 1999 tarihlerinde Tampere’de yapılan özel toplantıda, 28 Temmuz 1951 tarihli Mülteci Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesinin eksiksiz ve kapsamlı bir şekilde uygulanmasına dayanan CEAS’in kurulmasına yönelik çalışmalara katılmayı kabul etti. 31 Ocak 1967 New York Protokolü (‘Cenevre Sözleşmesi’), dolayısıyla kimsenin zulme uğradığı yere geri gönderilmeme ilkesinin sürdürülmesinin sağlanması taahhüt eder. Bu bağlamda ve bu Tüzükte belirtilen sorumluluk kriterleri olmaksızın etkilenen üye Devletler, geri göndermeme ilkesine saygı duyarak üçüncü ülke vatandaşları için güvenli ülkeler olmayı kabul ederler.
4.Tampere’nin çıkardığı sonuçlar ile CEAS’ta bulunan, bir sığınma başvurusunun incelenmesinden sorumlu üye Devletin kısa vadede açık ve uygulanabilir bir yöntem içermesi gerektiğini de belirtmiştir.
5. Böyle bir yöntem hem Üye Devletler hem de ilgili kişiler için objektif, adil kriterlere dayanmalıdır. Özellikle, sorumlu olan Üye Devletin hızlı bir şekilde tespit edilmesini sağlayarak, uluslararası koruma sağlama usullerine etkili bir şekilde erişilmesini ve uluslararası koruma başvurularının hızlı bir şekilde işleme konusundaki hedefinden taviz vermemesini garanti altına almalıdır.
6. Uzun vadede, Birleşmiş Milletler genelinde geçerli olan ortak bir prosedür ve tek tıp statüye, yani uluslararası koruma sağlananlar için öncülük etmesi gereken bir CEAS oluşturulmasının ilk aşaması artık tamamlanmıştır. 4 Kasım 2004 Avrupa Konseyi, 2005-2010 döneminde özgürlük, güvenlik ve adalet alanlarında uygulanacak hedefleri belirleyen Lahey Programını kabul etti. Bu bağlamda, Lahey Programı Avrupa Komisyonunu birinci aşamalı yasal belgelerin değerlendirilmesine son vermeye ve Avrupa Parlamentosu ve Konsey’ini ikinci aşamadaki belgeleri ve önlemleri 2010’dan önce kabul etmeye davet etmiştir.
7. Stockholm Programı’nda, Avrupa Konseyi, 2012’ye kadar uluslararası koruma sağlananlar için Avrupa Birliği’nin İşleyişi Antlaşmasının (TFEU) 78. maddesine uygun olarak ortak bir koruma ve dayanışma alanı oluşturma hedefine olan bağlılığını yinelemiştir. Dahası, Dublin sisteminin CEAS’in oluşturulmasında bir köşe taşı olduğunu vurgulamıştır çünkü uluslararası koruma başvurularının incelenmesinde Üye Devletler sorumluluk taşmaktadır.
8. Avrupa Parlamentosu ve Konseyi (1) 439/2010 Sayılı Tüzük (1) ile kurulan Avrupa Sığınma Destek Ofisi (EASO) Üye Ülkelerin ilgili hizmetlerine yeterli desteği sağlamak ve bu Yönetmeliği uygulamak ile sorumludur. Özellikle EASO, belirli baskı altında bulunan ve Üye Devletlerin uluslararası koruma (Başvuru Sahipleri) için yeterli standartlardan yararlanamayacakları durumlarda, kabul ve koruma ile ilgili olarak, sığınma destek ekipleriyle Sığınma Müdahale Havuzu gibi dayanışma önlemlerini sağlamalıdır.
9. Birinci aşama araçların uygulanmasına dair üstlenilen değerlendirmeler ve tecrübelerin ışığında Dublin sisteminin etkililiği ve bu sistem altında başvuranlara verilen koruma prosedürlerinde gerekli iyileştirmeleri yaparken, 343/2003 Sayılı Tüzüğün altında yatan ilkeleri doğrulamak uygun olacaktır. İyi işleyen bir Dublin sistemi CEAS için gerekli olduğunu göz önüne alındığında, onun ilkeleri ve işleyişi CEAS ve Birlik dayanışma araçlarının ortak bileşenleri olarak inşa edilmiştir. Dublin sisteminin hukuki, ekonomik ve sosyal etkilerini kapsayan kanıta dayalı bir inceleme yapılması ve bunun temel haklar üzerindeki etkileri de göz önünde bulundurularak kapsamlı bir “uygunluk kontrolü” yapılması öngörülmüştür.
10. Uluslararası korumanın tüm başvuru sahipleri ve yararlanıcıları için mevcut Avrupa Birliğinin sığınma müktesebatı dahilinde eşit muamele uygulanmasını sağlamak amacıyla özellikle Avrupa Parlamentosu ve Konsey’in 13 Aralık 2011 tarihli ve 2011/95 / AB sayılı Konsey Yönergesi ile üçüncü kişilerin veya vatansız kişilerin, uluslararası koruma yararlanıcıları olarak yeterlilik standartları konusunda eşit muamele görmeleri, mültecilere uygun bir statü verilmesi veya uygun kişilere yardımcı koruma statüsü verilmesi bu yönetmeliğin kapsamı dahilindedir.
11. Avrupa Parlamentosu ve Konsey’in Uluslararası koruma başvurularının kabulü ya da reddi için standartlar belirleyen 2013/33 / AB (3) sayılı Direktif, bu Tüzük kapsamında düzenlenen sorumlu Üye Devletin belirlenmesine ilişkin bu Direktifin uygulanmasındaki sınırlamalara tabi olarak, önyargisiz olarak uygulanmalıdır.
12. Avrupa Parlamentosu ve Konsey’in 26 Haziran 2013 tarihli ve 2013/32 / AB sayılı direktifi, uluslararası koruma sağlama ve çekme ile ilgili ortak usuller hakkında bu Tüzük kapsamında düzenlenen prosedürel güvenlik önlemlerine ilişkin hükümleri dikkate alarak ve sınırlamalara tabi olmak kaydıyla önyargısız uygulamalıdır.
13. 1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesine ve Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’ne uygun olarak, bu Tüzüğü uygularken çocuğun yüksek menfaatleri Üye Devletlerin öncelikli düşünceleri olmalıdır. Çocuğun en iyi çıkarlarını değerlendirirken, Üye Devletler, özellikle, çocuğun refah ve sosyal gelişimini, güvenlik hususlarını ve çocuğun yaşı ve olgunluğuna uygun olma durumunu göz önünde bulundurmalıdır. Buna ek olarak, refakatsiz reşit olmayan şahıslar için özel prosedürel garantiler, bunların hassasiyetleri nedeniyle belirtilmelidir.
14. Avrupa İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi ve Avrupa Birliğinin Temel Haklar Şartı uyarınca, bu Yönetmeliği uygularken Üye Ülkelerin birincil derecede aile hayatına saygı göstermeleri gerekir.
15. Uluslararası korunma için başvuru yapan aile bireylerinin tek bir üye devlet tarafından birleşiminin sağlanması, başvuruların kapsamlı bir şekilde incelenmesini, onlarla ilgili alınan kararların tutarlı olmasını ve ailenin üyelerinin ayrılmamasını sağlamayı mümkün kılar.
16. Aile birliği ilkesine ve çocuğun yüksek menfaatlerine tam saygı gösterilmesini sağlamak için, başvuran ile çocuğunun, kardeşinin veya ebeveynin başvuranın hamilelik veya doğum sebebiyle bağımlılık ilişkisinin olması durumunda ya da sağlık ya da yaşlılık nedeniyle bağlayıcı bir sorumluluk ve bağımlılık olması durumu vb. nedenler aile birleşimi için bağlayıcı kriterler kabul edilmesi gerekir. Başvuran, refakatsiz küçükse, kendisine bakabilecek bir başka Üye Devletin topraklarında bir aile üyesi veya akrabasının bulunması da bir bağlayıcı sorumluluk kriteridir.
17. Herhangi bir Üye Devlet, kendisine veya başka bir Üye Devletle yapılan uluslararası koruma için başvuranin aile üyeleri, akrabalarını bir araya getirme noktasında özellikle insani nedenlerden dolayı, başvuruyu inceleme yetkisi kendisinde olmasa bile sorumluluk kriterlerinden taviz vermemelidir.
18. Uluslararası koruma başvurusunun incelenmesinden hangi Üye Devletin sorumlu olduğunun belirlenmesini kolaylaştırmak için başvuranla mülakat, karşılıklı görüşme organize edilmelidir. Sorumlu olan Üye Devletin belirlenmesine yönelik prosedürü kolaylaştırmak için yapılan görüşme sırasında üye Devletlerde aile üyelerinin, akrabalarının bulunduğunun tespiti halinde Uluslararası koruma başvurusu yapan kişiye kısa bir süre içinde bu tüzüğün uygulanması ihtimali hakkında bilgi verilmesi gerekir.
19. Söz konusu kişilerin haklarının etkili bir şekilde korunmasını sağlamak için, sorumlu Üye Devlete devir konusundaki kararlarla ilgili yasal güvenlik önlemleri ve etkili başvuru hakkı sağlamak için özellikle Avrupa Birliği Insan Hakları Mahkemesi başkanlığının Artikel 47. Maddesi dikkate alınmalıdır. Uluslararası hukuka saygılı olmasını sağlamak için, alınan kararlara karşı etkili bir hukuk yoluna başvuru hakkı hem bu tüzüğün uygulanmasının hem de başvuranın devredildiği Üye Devletteki hukuki ve fiili durumun incelenmesini kapsamalıdır.
20. Başvuranların tutuklanması, bir kişinin sadece uluslararası koruma istediği için gözaltında tutulamayacagi temel ilkesine uygun olarak uygulanmalıdır. Gözaltı, mümkün olduğu kadar kısa süreyle ve zorunluluk ve orantılılık ilkelerine tabi olmalıdır. Özellikle, başvuranların tutuklanması Cenevre Sözleşmesinin 31. maddesine uygun olmalıdır. Tutulan bir kişiye ilişkin olarak bu Tüzük kapsamında öngörülen usuller, mümkün olan en kısa sürede öncelikli olarak uygulanmalıdır. Tutukluluk halinin yani sıra tutukluluk koşullarının, şartlarının güvence altına alınması noktasında ilgili üye devlet 2013/33 / AB sayılı Direktifi uygulamalıdır.
21. İltica sistemlerine çoğunlukla yapılan baskılardan kaynaklanan eksiklikler nedeniyle, bu Tüzük kapsamında yer alan sistemin sorunsuz çalışmasını tehlikeye atabilir, bu Tüzük kapsamında yer alan sistemin düzgün bir şekilde çalışmasını tehlikeye sokabilir ve bu durum Birleşmiş Milletlerin sığınma müktesebatı ve Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi’nde belirtilen iltica başvurusu sahiplerinin haklarının ihlal edilmesine neden olabilir.
22. EASO’nun 439/2010 Sayılı Tüzük (AB) kapsamındaki yetkilerini kullanarak önemli bir rol oynadığı sığınma sistemlerinin bozulmasını veya çökmesini önlemek amacıyla sığınma krizleri erken uyarı sisteminin hazırlığı ve yönetimi için bir süreç oluşturulmalı; bu Yönetmelik çerçevesinde güçlü işbirliği sağlamak ve sığınma politikası bakımından Üye Devletler arasında karşılıklı güven oluşturmalıdır. Böyle bir süreç; birliğin, bu Yönetmelikle kurulan sistemin sorunsuz çalışmasının sığınma için belirli baskılar ve/veya eksikliklerin bir sonucu olarak tehlikeye girdiğine dair bir endişe olduğunda, mümkün olan en kısa sürede Birliğin Bir veya birden fazla Üye Devletin uyarılmasını sağlamalıdır. Böyle bir süreç, Birliğin önleyici tedbirleri erken bir aşamada tespit etmesini ve bu gibi durumlara uygun siyasi önlemi almasını sağlayacaktır. Bu güveni artırmak suretiyle sığınma krizlerinin erken uyarısı, hazırlığı ve yönetimi süreci, etkilenen Üye Ülkelere ve özellikle başvuranlara yardımcı olmak için Üye Devletlere yönelik gerçek ve pratik somut önlemlerin iyileştirilmesini sağlayacaktır. Birlik eylemleri, TFEU’nun 80. Maddesi uyarınca, dayanışma ilkesini uygulamaya koymak için gerekli olan uygun önlemleri içermeli ve işlemlerle buna eşlik etmelidir. Konsey tarafından 8 Mart 2012’de kabul edilen Üye Devletlere yönelik Gerçek ve Pratik Dayanışma için Ortak Bir Çerçeve hakkındaki sonuç bildirgesi karma göç hareketleri de dahil sığınma sistemlerine ilişkin belirli baskılarla karşı karşıya bulunan ülkeler için mevcut ve potansiyel yeni önlemlerin alınmasında dikkate alınmalıdır.
23. Üye Devletler, özellikle bu Tüzüğün uygulanması çerçevesinde, sığınma ve kabul sistemleri üzerinde belirli baskıları yönetme becerileri ile ilgili bilgi toplamak için EASO ile işbirliği yapmalıdır. EASO, 439/2010 Sayılı Tüzük (AB) uyarınca toplanan bilgileri düzenli olarak raporlamalıdır.
24. 1560/2003 (AT) sayılı Komisyon Tüzüğüne (1) uygun olarak, uluslararası koruma için bir başvuruyu incelemekle yükümlü olan Üye Devlete yapılan transferler istenilmesi halinde, gözetim altında gönderme veya eskortla gerçekleştirilebilir. Üye Devletler başvuru sahibine yeterli bilgiyi sağlayarak gönüllü aktarmaya teşvik etmeli ve denetlenen veya refakat edilen transferlerin insani haklara ve insan onuruna saygı ile çocuğun yüksek menfaatlerine tam uyumu sağlaması ile ilgili hukuki normları, özellikle de insani gerekçeleri de en üst düzeyde hesaba katarak transferi gerçekleştirmelidir.
25. İç sınırlar olmaksızın, kişilerin serbest dolaşımının TFEU’ya uygun olarak sağlanması ve dış sınırların yönetimine yönelik ortak çabalar da dahil olmak üzere, üçüncü ülke vatandaşlarının giriş ve konaklama koşullarına ilişkin Birlik politikalarının dayanışma ruhu ve sorumluluk kriterleri arasında bir denge kurması gerekmektedir.
26. Kişisel verilerin işlenmesine ve bu verilerin serbest dolaşımına ilişkin olarak 24 Ekim 1995 tarihli ve Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 95/46 / EC sayılı direktifi kişisel verilerin bu Tüzük uyarınca Üye Devletler tarafından işlenmesi hususu için de geçerlidir.
27. Bir başvuru sahibinin sağlığına ilişkin hassas verilerin de dahil olduğu kişisel verilerin bir devirden önce teslim edilmesi, yetkili iltica makamlarının başvuru sahiplerine yeterli yardım sunmasını ve kendisine tanınan koruma ve hakların sürekliliğini sağlayacaktır. Bu durumda olan başvuru sahipleriyle ilgili verilerin 95/46 / EC sayılı Direktif uyarınca korunmasını sağlamak için özel hükümler yapılmalıdır.
28. Üye Devletler arasındaki yetkili birimler arasındaki iletişimi iyileştirmek, prosedürlerin zaman sınırlarını azaltmak ya da taleplerin işlenmesini ya da geri çekilmesini kolaylaştıracak ikili düzenlemeler yapılması ya da bu süreç için usullerin oluşturulması yoluyla transferlerin etkinliğini artırmak amacıyla bu Tüzüğün uygulanması kolaylaştırılabilir.
29. 343/2003 Sayılı Tüzüğün (EC) oluşturduğu sorumlu Üye Devletin belirlenmesine ilişkin sistem ile bu Tüzükte belirlenen sistem arasındaki süreklilik sağlanmalıdır. Benzer şekilde, bu Tüzük ile Avrupa Parlamentosu ve Konseyinin 26 Haziran 2013 tarihli ve (AB) 603/2013 sayılı Tüzüğü arasında parmak izlerinin etkili karşılaştırılması için ‘Eurodac’ kurulması üzerine; üye Devletlerden birinde üçüncü bir ülke vatandaşı ya da vatansız bir kişi tarafından uluslararası koruma başvurusunun incelenmesinden sorumlu Üye Devlet’in belirlenmesine ilişkin kriterleri ve mekanizmaları belirleyen 604/2013 (AB) sayılı Tüzük uyarınca Üye Devletlerin kolluk kuvvetleri ve Europol kolluk kuvvetleri arasında uyum sağlanmalıdır.
30. Eurodac sisteminin 603/2013 Tüzüğü (AB) tarafından belirlenen şekilde işletilmesi bu Tüzüğün uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

Bölüm I
ANA FIKIR VE TANIMLAMALAR

Bölüm II
GENEL ILKELER VE GÜVENLIK
Paragraf 3 / Uluslararası koruma başvurusunu inceleme prosedürüne giriş

1. Üye Devletler sınırdan veya transit bölgeler dahil olmak üzere herhangi birinin topraklarında başvuran üçüncü ülke vatandaşı veya vatansız bir kişi tarafından yapilan uluslararası koruma başvurularını incelemekle sorumludur. Başvuru, Bölüm III’te belirtilen kriterlere göre sorumlu olan tek bir Üye Devlet tarafından incelenecektir.
2. Sorumlu hiçbir Üye Devletin bu Tüzükte belirtilen kriterlere göre belirlenemedigi yerlerde, uluslararası koruma başvurusunun yapıldığı ilk Üye Devlet basvuruyu incelemeden sorumludur.
Üye Devletteki başvuru sahiplerini transfer edilmesi neticesinde adil-dogru bir koruma basvurusu yapilamayacagi; sığınma prosedüründe sistemik kusurların olacagina dair önemli gerekçeler olmasi halinde ya da insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele riski olacagi durumlarda Paragraf 4; Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı uyarinca baska bir Üye Devletin, Bölüm III’te belirtilen kriterlere göre sorumlugunun tesbitine yönelik inceleme devam eder.
Bölüm III’te belirtilen kriterlere herhangi baska bir üye devlet sorumlu olarak belirlenemezse başvurunun yapıldığı ilk Üye Devlet basvuruyu incelemekten sorumlu sorumlu Üye Devlet olacaktır.
Paragraf 4 / Bilgi edinme hakki

Paragraf 5 / Mülakat

Paragraf 6 / Reşit olmayan kücükler için verilen teminatlar
1. Bu Yönetmelikte öngörülmüş olan tüm usuller bakımından, çocuğun yüksek menfaati üye devletler için öncelikli bir husustur.
2. Üye Devletler, bir temsilcinin bu Yönetmelikte öngörülmüş olan tüm usullere göre refakatsiz küçüklere yardimci olmayi garanti eder. Temsilci, bu Yönetmeliğe göre yapılan işlemler sırasında resit olmayan kücügün menfaatlerini gözeten nitelik ve uzmanlığa sahip olmalidir. Bu temsilci, refakatsiz reşit olmayanlar için özel dosyalar da dahil olmak üzere, başvuranın dosyasındaki ilgili belgelerin içeriğine erişebilir.
Bu paragraf, 2013/32 / AB sayılı Direktifin 25 inci maddesindeki ilgili hükümlere halel getirmez.
3. Çocuğun en iyi çıkarlarını değerlendirirken, Üye Devletler birbirleriyle yakından işbirliği yapacak ve özellikle aşağıdaki faktörleri dikkate alacaktır:
Her Üye Devlet, 2013/32 / AB sayılı Direktifte belirtilen kurallar ve güvenlik önlemlerin uyarinca, başvuru sahibini güvenli üçüncü bir ülkeye gönderme hakkını saklı tutacaktır.
(a) aile birleşimi olasılıkları;
(b) minörün esenliği ve toplumsal gelişimi;
(c) güvenlik ve güvenlik hususları, özellikle küçüklerin insan kaçakçılığının bir mağduru olma riski bulunduğu durumlarda;
(d) küçüklerin yaşına ve olgunluğuna uygun görüşleri.
4. Madde 8’in uygulanması amacıyla, refakatsiz küçüklerin uluslararası koruma talebinde bulunduğu Üye Devlet, çocuğun en iyi çıkarlarını koruma amaciyla mümkün olan en kısa sürede Üye Devletlerin topraklarındaki refakatsiz küçüklerin aile üyelerini, kardeşlerini veya akrabalarını belirlemek için uygun önlemleri almalari gerekir.
Bu amaçla, Üye Devlet, uluslararası veya diğer ilgili organizasyonların yardımını talep edebilir ve minörün bu tür organizasyonların takip hizmetlerine erişimini kolaylaştırabilir.
Refakatsiz reşit olmayan çocuklarla ilgili talepleri ele alan 35. maddede belirtilen yetkili makamların personeli, reşit olmayanların özel ihtiyaçları konusunda uygun eğitimi almalı ve almaya devam etmelidir.
5. Komisyon, bu Maddenin 4. paragrafı uyarınca başka bir Üye Devletin topraklarında yaşayan refakatsiz küçüklerin aile üyelerini, kardeşlerini veya akrabalarını belirlenmesini kolaylaştırılması amacıyla, Üye Devletler arasında ilgili bilgilerin verilmesi alis verisini kabul eder. Uygulanan fiiller Madde 44 (2) ‘de belirtilen inceleme prosedürüne uygun olmalidir.

Bölüm III
ÜYE DEVLETLERIN SORUMLU TUTULMASINA İLİŞKİN KRİTERLER
Paragraf 7 / Kriterlerin hiyerarşisi

Paragraf 8 / Resit olmayan kücükler
1. Başvuru sahibinin refakatsiz küçük olduğu durumlarda, refakatsiz küçüklerin bir aile üyesi veya bir kardeşinin legal olarak bulundugu üye Devlet, kücüklerin yarari öncelikle gözetilmesi nedeniyle sorumludur.
2. Başvuru sahibi refakatsiz bir kücükse başka bir Üye Devlet’te yasal olarak bulunan ve kendisine bakabileceği bir akrabasi olmasi durumunda, ve akrabasinin kücüge bakabilmesi durumunda, akrabalarin bulundugu üye devlet iltica sürecinden sorumludur, refakatsiz kücügü ve akrabasini cocugun faydasini gözeterek birlestirmelidir.
3. Paragraf 1 ve 2’de belirtilen aile üyeleri, kardeşler veya akrabalar birden fazla Üye Devlet’te kaldıklarında, sorumlu Üye Devlet, refakatsiz küçüklerin menfaati doğrultusunda karar verilir.
4. Paragraf 1 ve 2’de belirtilen bir aile üyesi, bir kardeş veya bir akrabanın yokluğunda, refakatsiz küçüklerin iltica başvurusu yaptığı üye devlet kücüklerin cikarlari geregi iltica islemlerinden sorumludur.

Paragraf 9 / Uluslararası koruma sahibi olan aile üyeleri
Ailenin daha önce menşei ülkesinde oluşup oluşmadığına bakılmaksızın, bir Üye Devlet’te bir uluslararası koruma basvurusu neticesinde ikamet etmesine izin verilen bir aile üyesi olduğunda, ilticasi kabul edilmis akrabanin bulundugu Üye Devlet bu başvuruyu incelemekle yükümlüdür; ilgili kişilerin yazılı olarak bunu dile getirmesi şartıyla.
Paragraf 10 / Uluslararası koruma başvurusunda bulunan aile bireyleri
Başvuru sahibi baska bir Üye Devlet’te iltica basvurusu yapmis, başvurusu hakkinda henüz bir ilk karara varilmamis bir aile üyesi bulunuyorsa; iltica basvurusu yapilan bu Üye Devlet iltica başvurusunu incelemekle yükümlüdür; ilgili kişiler arzularını yazılı olarak ifade etmeleri gerekmektedir.
Paragraf 11/ Aile Prosedürü
Birden fazla aile üyesi ve / veya küçük evli olmayan kardeş, eş zamanlı olarak ayni ülkeye ya da sorumlu üye devletin belirlenmesi procedürlerini saglayacak kadar yeterli yakin tarihlerde farkli üye ülekelere iltica basvuru yaptigi durumlarda sorumlu devletin belirlenmesinde asagidaki kriterler uygulanacaktir;
a) tüm aile fertlerinin ve / veya küçük evlenmemiş kardeşlerin uluslararası korunma başvurularını inceleme sorumluluğu, kriterlere göre aile fertlerinden cogunlugunun bulundugu Üye Devlete aittir.
b) bu olmadigi durumlarda aile fertlerinden en yasli olanin bulundugu üye Devlet kişilerin başvurularını incelemekle yükümlüdür.
Paragraf 12 / Oturma izini veya vizeler meselesi
1. Başvuru yapan kişinin oturum belgesi hangi ülkede ise o üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür.
2. Başvuru yapan kişinin vizesi hangi ülkede ise o üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür bunun tek istisnasi Yürütmeliğin 8. Maddesinde belirtildiği gibi vize bir üye ülke adına başka bir ülkede hazırlandığı durumardır. Bu durumlarda temsil edilen Üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür.
3. Başvuru yapan kişinin birden fazla üye ülkeden oturum belgesi yada vizesi olduğu durumlarda başvuruyu değerlendirme sorumluluğunun hangi ülkede olduğuna şu şekilde karar verilir: (a) Hangi Üye ülkenin oturum belgesi daha uzun süreli oturum hakkı sağlıyorsa veya iki oturumun süresinin de aynı olduğu durumlarda oturum tarihi süresi en son biten ülke; (b) aynı kategoriden birden fazla vize olduğu durumlarda vize geçerlilik süresi en son dolan ülke; (c) vize kategorileri farklı ise, en uzun geçerliliği olan vizeyi veren ülke veya vize süresinin de aynı olduğu durumlarda vize tarihi en son dolan ülke.
4. Başvuru sahibinin son iki yıl içinde geçerliliği dolmuş bir yada birden çok oturum belgesi varsa yada son altı ay içinde geçerliliği dolmuş bir yada birden fazla vizesi varsa yani onun bir üye ülkeye girmesini sağlayacak vizesi olduysa ve ülkeden ayrılmadıysa 1, 2 ve 3. maddeler uygulanır. Başvuru sahibinin iki yıldan daha eski bir tarihte içinde geçerliliği dolmuş bir yada birden çok oturum belgesi varsa yada altı Aydan daha eski bir tarihte geçerliliği dolmuş bir yada birden çok vizesi varsa yani onun bir üye ülkeye girmesini sağlayacak vizesi olduysa ve ülkeden ayrılmadıysa başvuru yapılan Üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür.
5.Oturum belgesi yada vize gerçek olmayan, uydurma belgeler yada sahte bir kimlik üzerine verildiyse bile bu üye ülkenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Fakat vize yada oturum belgesini veren üye ülke sahtekarlığın vize verildikten sonra yapıldığını ispatlarsa üye ülkenin yükümlülüğü ortadan kalkar
Paragraf 13 / Giriş ve-veya Kalış
1. Yürütmeliğin 22(3) maddesinde belirtildiği gibi bu Yürütmeliğin (EU) No 603/2013 maddesinde de belirtilmiştir, delil ve şartların ispatı ile başvuruyu yapan kişinin bir üye ülkenin sınırını kanunsuz bir şekilde deniz, kara yada hava yoluyla geçtiyse yada üçüncü bir ülkeden geldiyse giriş yapılan Üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür. Bu sorumluluk kanunsuz sınır geçişinden 12 ay sonra ortadan kalkar.
2. Bir Üye ülkenin yükümlülüğü bu maddenin birinci paragrafında bahsedildiği gibi ortadan kalkmışsa, Yürütmeliğin 22(3) maddesinde belirtildiği gibi, delil ve şartlar— kişi üye bir ülkeye kanunsuz girdi veya hangi şartlarda girdiği tespit edilemiyorsa — ve sığınma başvurusu yapmadan önce üye ülkede aralıksız en az 5 ay yaşadıysa, bu Üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür. Başvuruyu yapan kişi en az beş aydır birden çok üye ülkede yaşadıysa, en son yaşadığı üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür.
Paragraf 14 / Vize muafiyeti ile giriş
1. Üçüncü bir ülkenin vatandaşı yada vatansız bir kişi vize muafiyeti olan bir üye ülkeye girerse bu üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür.
2. Üçüncü bir ülkenin vatandaşı yada vatansız olan kişi eğer vizeden muaf olduğu başka bir üye ülkeye koruma talebinde bulunduysa Paragraf 1’de bahsedilen prensipler uygulanmaz. Bu durumda, başvuru yapılan ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür.
Paragraf 15 / Bir hava alanının uluslararası geçiş bölgesinde yapılan başvuru
Üçüncü bir ülkenin vatandaşı yada vatansız bir kişi bir üye ülkenin hava alanının uluslararası geçiş bölgesinde sığınma başvurusu yaptıysa bu üye ülke uluslararası koruma talebini değerlendirmekle yükümlüdür.
Not: Çeviri işlemlerine devam edilmektedir; gönüllü olarak İngilizce, Fransızca ya da Almanca metinden çeviri yapabilecek olan varsa bizimle iletişime geçmesini rica ederiz.

Bölüm IV / Bakmakla yükmlü olunan kisiler ve istege (takdire) bagli kosullar
Paragraf 16 / Bakmakla yükmlü olunan kisiler
1. Başvuran kişi , hamile ,yeni doğan bebek , ciddi seviyede hasta ,yaşlı yada özürlü ise ve bu nedenlerle ötürü bakıma muhtaç ise ve bakacak kişiler bu kişilerin çocuğu, kardeşi , ebeveyni olup üye ülkelerde resmi oturumları olan kişilerse , üye ülkeler başvuruyu yapan kişileri bu kişilerle normal olarak birleştirirler.Bu birleşimin şartı
– bu çocuk , kardeş veya ebeveynin kendi ülkelerinde aile bağlarının mevcut olması
-bakacak olan çocuk , kardeş veya ebeveynin bakmakla yükümlü oldukları kişileri bakabilecek durumda olmaları ve bu bakacak olduklarını ifade eden isteklerini yazılı olarak belirtmelidir.
2. Birinci paragrafta sözü edilen çocuk , kardeş veya ebeveyn üye ülkelerde resmi oturumu olan bir kişiyse ve başvuran kişi de bu ülkede olmayıp başka bir ülkede ise sorumlu olan üye ülke resmi oturumu olan çocuk , kardeş veya ebeveynin yaşadığı ülkedir. Bunun istisnası başvuran kişinin sağlık nedenleriyle, belirli bir süreliğine üye ülkeye yolculuk yapamama durumudur.Bu durumda sorumlu olan üye ülke bu kişinin halen mevcut olduğu ülkedir. Bu ülke çocuk , kardeş veya ebeveyni kendi ülkesine getirmek zorunda değildir.
3. Komisyon , bahse konu kişinin belirli bir süreliğine yolculuk yapamayacağını tesbit etmek için, bakacak kişinin bakım yapabilecek kapasitede olup olmadığını tesbit için gerekli kriterleri , aile bağının varlığını tesbite yönelik kriterleri ve bakım yükümlülüğünü doğuran bağın tesbiti konularında Madde 45e uygun olarak gerekli iş ve işlemleri yapmakla yetkilendirilmiştir.
4. Komisyon, üye ülkeler arasında bilgi alışverişi ve karşılıklı danışma için gerekli birleşik şartları , anlaşma maddelerini uygulama suretiyle sağlayacaktır. Bu uygulama maddeleri 44(2) Maddede işaret edilen inceleme prosedürüne uygun olarak kabul edilecektir.
Paragraf 17 / istege (takdire) bagli kosullar
1. Madde 3(1)in istisnası olarak bu Düzenlemede yeralan kriterlere göre incelenmesi sorumluluk alanına girmemiş olsa da her üye ülke üçüncü bir ülke vatandaşı tarafından yada vatansız bir kişi tarafından yapılmış bir uluslararası koruma başvurusunu incelemeye karar verebilir. Bu paragrafta bahse konu uluslararası başvuruyu incelemeye karar veren üye ülke Sorumlu üye ülke haline gelecektir ve bu sorumluluğun gerektirdiği zorunlulukları yerine getirecektir.Bu ülke 18. Madde 1560/2003 Nolu düzenleme gereğince kurulan DUBLINET Elektronik iletişim networkünü kullanarak
-sorumlu olmuş önceki üye ülkeyi,
-sorumlu olacak ülkeyi belirleyecek prosedürü uygulayan üye ülkeyi,
-sorumlu olması yada geri alması talep edilen ülkeyi,
-ve başvuran kişiyi bilgilendirecektir.

Bölüm V
Üye Devletin Sorumluluk ve Yükümlülükleri

Bölüm VI
Sorumluluk ve Geri Kabül Prosedürleri

Bölüm VII
Transferler

Bölüm VIII
Idari Isbirligi
Bölüm VIII

Uzlasma

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya kaldığından dolayı olabilir.   Başbakanlık Bilgi Edinme...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül Cuma günü, 48 avukat, 7...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan davalar 5237 sayılı Türk Ceza...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre Türkiye’den çıkmış kişileri fişlenmiş olduğu...
- Advertisement -

Daha faza içerik