Salı, Kasım 24, 2020

Dublin Anlaşmasına Göre Toplu Sınır Dışı Etme Mevzuatı

Göz atınız!

Avusturya’nın Mültecilere Sağladığı Sosyal Yardımlar

1- İlk iltica müracaatında toplama kampında kalan herkese aylık 40 Euro nakit veriyor. Giyim ve yiyecek, barınma, sabun, diş macunu...

BAMF Kararına İtiraz ve Şikayet Dilekçesi

Bu yazıda Almanya’da ilticaya başvurmuş bir takipçimizin, Federal Göçmen ve Mülteci Dairesinin verdiği red kararıyla ilgili itiraz ve şikayet...

Beyaz sandalyelerde ölüme “Artık yeter!” diyoruz

Berlin, Paris, Zürih, Malmö ve Bükreş gibi Avrupa'nın büyük şehirlerinde dün "Beyaz Sandalyede Ölüm" eylemleri düzenlendi. Adalet ve Kalkınma...

HABER ANALİZ: ALMANYA’NIN AZERBAYCAN’DAKİ HİZMET HAREKETİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

Erdoğan’ın, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe kalkışmasından Hizmet Hareketi’ni sorumlu tutması ve Hizmet Hareketi’ni yok edilmesi gereken bir düşman...

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...
- Advertisement -

3.2. Toplu sınır dışı etme
Hem AB hukuku hem AİHS uyarınca, insanların toplu şekilde sınır dışı edilmesi yasaktır.
Toplu sınır dışı etme, bireyleri bir bölgeyi ya da ülkeyi grup olarak terk etmeye zorlayan
146 AİHM, Tomic / Birleşik Krallık (karar), no. 17837/03, 14 Ekim 2003; AİHM, Hida / Danimarka (karar),
no. 38025/02, 19 Şubat 2004.
147 AİHM, Vilvarajah ve diğerleri / Birleşik Krallık, no. 13163/87, 13164/87, 13165/87, 13447/87 ve
13448/87, 30 Ekim 1991; AİHM, NA. / Birleşik Krallık, no. 25904/07, 17 Temmuz 2008.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı
ve karar verilirken her bir bireyin kendi durumu makul ve objektif biçimde incelenmeden
alınan tüm tedbirler anlamına gelmektedir.148
AB hukuku kapsamında, toplu sınır dışı etme, sığınma mevzuatının “diğer ilgili sözleşmeler”
ile uyumlu olmasını şart koşan ABİDA’nın 78. maddesine aykırı olup, AB Temel Haklar
Şartı’nın 19. maddesi uyarınca yasaklanmıştır.
AİHM kapsamında, 4 no’lu Protokol’ün 4. maddesi uyarınca insanların toplu şekilde sınır
dışı edilmesi yasaktır.
Örnek: Čonka / Belçika davasında,149 AİHM roman kökenli sığınmacıların sınır dışı
edilmesinin AİHS’ye Ek 4 no’lu Protokol’ün 4. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir.
Mahkeme, sınır dışı edilen grubun her bir üyesinin kişisel durumunun münferit
şekilde incelenmediğini ifade etmiştir. Özellikle, başvuru sahipleri sınır dışı edilmeden
önce, siyasi otoriterler toplu sınır dışı edilmelerin gerçekleştirileceğini duyurmuş
ve bunu uygulamaya geçirmesi için ilgili yetkilileri görevlendirmişlerdir. İlgili
tüm kişilerden, belirtilen karakola aynı zamanda rapor vermeleri istenmiş ve her
sınır dışı edilme emri ve gösterilen her tutuklama gerekçesi aynı terimlerle ifade
edilmiştir. Ayrıca, avukatlara ulaşma imkanı tanınmadığı gibi sığınma prosedürü de
tamamlanmamıştır.
Örnek: Hirsi Jamaa ve diğerleri / İtalya davasında,150 potansiyel sığınmacıların bulunduğu
bir gemiyi “geri çeviren” İtalyan makamları Ek 4 no’lu Protokol’ün 4. maddesini
ihlal etmiştir. Mahkeme, sınır dışı etme yasağının açık denizlerde alınan tedbirler için
de geçerli olduğuna karar vermiştir. AİHM, AİHS’nin 1. maddesi kapsamında devletin
yetki alanına giren uluslararası sular dâhil olmak üzere, sahil güvenlik görevlilerinin
ve bandıralı gemilerin yükümlülükleri ve denizde yapılan müdahaleler ile ilgili AB
hukukunu ve uluslararası hukuka ilişkin hükümleri incelemiştir.
Örnek: Sultani / Fransa davasında,151 Fransa’da sığınma başvurusu reddedilen başvuru
sahibi, Afganistan’a geri gönderilme şeklinden şikayetçi olmuştur. Başvuru
148 Daha fazla bilgi için, bkz. AİHM, ‘Collective Expulsions’ (Toplu Sınır Dışı), Bilgi Formu, Haziran 2012, www.
echr.coe.int adresinde Press/Factsheets/Expulsion bölümünde mevcuttur.
149 AİHM, Čonka / Belçika, no. 51564/99, 5 Şubat 2002; ayrıca bkz. AİHM, M.A. / Kıbrıs, no. 41872/10,
23 Temmuz 2013; bu davada AİHM 4 no’lu Protokol’ün 4. maddesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.
150 AİHM, Hirsi Jamaa ve diğerleri / İtalya [BD], no. 27765/09, 23 Şubat 2012.
151 AİHM, Sultani / Fransa, no. 45223/05, 20 Eylül 2007.
Sığınmanın belirlenmesi ve ihraç etmeye engeller: temel sorunlar
sahibi, kendisinin grup halinde bir charter uçağıyla geri gönderilmesinin, AİHS’ye
Ek 4 no’lu Protokol’ün 4. maddesince yasaklanmış olan toplu sınır dışı anlamına
geleceğini iddia etmiştir. AİHM, toplu sınır dışı etmenin, sınır dışı kararlarının grupta
bulunan her yabancının özel durumunun makul ve objektif şekilde incelenerek verildiği
durumlar hariç, yabancıları bir grup halinde ülkeden ayrılmaya zorlayan tedbirler
olarak anlaşıldığını tekrarlamıştır. Dolayısıyla, başvuru sahibinin durumunda olduğu
gibi, ilgili her kişiye yetkili makamlar nezdinde sınır dışı edilmeye karşı argümanlarını
münferit bazda sunma fırsatı verilirse, birçok yabancının benzer kararlara konu
olmuş olmaları ya da pratik nedenlerle grup halinde yolculuk etmek zorunda kalmaları,
tek başına, toplu sınır dışı olarak değerlendirilemez.
Toplu sınır dışı, ASŞ’ye ve sınır dışı edilmeye karşı tedbirler hakkındaki 19 (8). maddesine
de aykırıdır.
Örnek: European Roma ve Travellers Forum / Fransa davasında,152 ASHK, incelenen
dönemde Romanya ve Bulgaristan kökenli çingenelerin, ikamet ettikleri Fransız
topraklarından ayrılmasını emreden idari kararların, söz konusu kararlar çingenelerin
kişisel koşulları incelenmeden alındığı, orantılılık ilkesine uyulmadığı ve çingene
topluluğunu hedef aldığı için tabiatı bakımından ayrımcı olduğu için, ASŞ ile uyumlu
olmadığına karar vermiştir. Komite bunun ASŞ’nin 19 (8). maddesi ile birlikte ayrımcılık
yapmama hakkındaki E maddesini ihlal ettiğini belirlemiştir.
3.3. Sınır dışı etmeye karşı diğer insan hakları dayanaklarına bağlı engeller
Hem AB hukuku hem AİHS, sınır dışı etmeye karşı, kamu menfaati ile ilgili kişinin menfaatleri
arasında denge kurulmasını gerektiren, mutlak olmayan insan haklarına dayalı
engeller olabileceğini kabul etmektedir. Bunlardan en yaygını; kişinin sağlığını (fiziksel ve
ruhsal bütünlük dâhil), çocukların yüksek yararını, aile birliği ihtiyacını veya savunmasız
durumdaki insanların özel ihtiyaçlarını kapsayan özel hayat ve aile hayatı hakkıdır.
AB hukuku kapsamında, geri gönderilme prosedürü, çocukların yüksek yararı, aile
hayatı, ilgili kişinin sağlık durumu ve geri göndermeme ilkesi göz önünde bulundurularak
uygulanmalıdır (Geri Dönüş Yönetmeliği 5. madde).
152 ASHK, European Roma ve Travellers Forum / Fransa, Şikayet no. 64/2011, esas, 24 Ocak 2012.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

AİHS kapsamında, devletler, yerleşik uluslararası hukuk gereği ve AİHS dair olmak üzere,
antlaşmalardan doğan yükümlülüklerine bağlı olarak, yabancıların girişini, ikametini ve
sınır dışı edilmesini kontrol etme hakkına sahiptirler. Nitelikli hakların (mutlak olmayan)
iadeye engel olacakları koşullar hakkında kapsamlı bir içtihat mevcuttur. Nitelikli haklar,
AİHS’nin 8.–11. maddeleri gibi yerleşik tanımlamaları olan haklardır. AİHS’nin 8. maddesinde
yer alan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, 3. maddeye aykırı insanlık dışı
veya aşağılayıcı muamele riski içermeyen vakalarda, sınır dışı edilmeye karşı bir kalkan
olarak sıklıkla hatırlatılmaktadır. 5.2. bölümde, 8. madde kapsamındaki haklara gösterilen
saygı ele alınacaktır.
İhraç engelleri, AİHS’nin 5. veya 6. maddelerinin, kişinin geri gönderileceği ülkede alenen
ihlal edildiğinin iddia edilmesi halinde de dikkate alınabilir: örneğin, kişinin mahkemeye
çıkarılmadan rastgele tutuklanma riskine maruz kalması; alenen adil olmayan bir duruşmada
mahkum edildikten sonra önemli bir süre hapis yatma riskine maruz kalması; ya
da duruşmayı beklerken ihkakı haktan alenen imtina edilmesi. Başvuru sahibinin ispat
mecburiyetinin seviyesi yüksektir.153
Örnek: Mamatkulov ve Askarov / Türkiye davasında,154 başvuru sahiplerinin
Özbekistan’a iade edilmelerinin, AİHS’nin 6. maddesine aykırı şekilde ihkakı haktan
alenen imtina edilmesi konusunda gerçek bir risk oluşturup oluşturmadığı
değerlendirilmiştir.
Örnek: Othman (Abu Qatada) / Birleşik Krallık davasında,155 Mahkeme, AİHS’nin
6. maddesi kapsamında, üçüncü kişilerden işkence yapılarak elde edilmiş kanıtların
büyük olasılıkla başvuru sahibinin tekrar yargılanması durumunda ona karşı kullanılabilecek
olmasından dolayı, onun Ürdün’e gönderilemeyeceğine karar vermiştir.
Örnek: Yerel bir dava olan EM Lebanon davasında, Birleşik Krallık Lordlar Kamarası,
– AİHS’nin 8. maddesi gibi – nitelikli (mutlak olmayan) haklar, söz konusu hakkın özü
hedef alınacak şekilde açıkça ihlal ediliyorsa, orantılılığın değerlendirilmesine gerek
yoktur.156
153 AİHM, Othman (Abu Qatada) / Birleşik Krallık, no. 8139/09, 17 Ocak 2012, para. 233.
154 AİHM, Mamatkulov ve Askarov / Türkiye [BD], no. 46827/99 ve 46951/99, 4 Şubat 2005.
155 AİHM, Othman (Abu Qatada) / Birleşik Krallık, no. 8139/09, 17 Ocak 2012.
156 Birleşik Krallık, EM (Lebanon) / Secretary of State for the Home Department [2008] UKHL 64.
Sığınmanın belirlenmesi ve ihraç etmeye engeller: temel sorunlar
87
ASŞ kapsamında, Şart’ın 19 (8). maddesi, ulusal güvenliği tehdit etmedikleri ya da
kamu çıkarına ve genel ahlaka aykırı davranmadıkları sürece, bir taraf ülkenin topraklarında
yasalara uygun olarak ikamet eden göçmen işçilerin sınır dışı edilmesini
yasaklamaktadır.
ASŞ, devlet bir göçmen işçinin eşine ve/veya çocuklarına ikamet izni vermiş ise, göçmen
işçinin kendi ikamet iznini kaybetmesinin, eğer aile fertleri ikamet iznine sahipse, aile
fertlerinin bağımsız ikamet haklarını etkileyemeyeceğine karar vermiştir.
Bir ülkede, yeteri kadar uzun süre ikamet etmiş olan yabancı ülke vatandaşları, bu ikamet
ister yasal olsun ister yetkililerin ev sahibi ülkenin ihtiyaçlarını dikkate alarak ilgili kişilerin
düzensiz statülerini zımnen kabul etmeleri şeklinde gerçekleşmiş olsun, hâlihazırda diğer
yabancı ülke vatandaşlarını sınır dışı edilmeye karşı koruyan kuralların kapsamında yer
almalıdırlar.157
3.4. İhraca karşı daha yüksek seviyede korunan üçüncü ülke vatandaşları
AB hukuku kapsamında, uluslararası koruma ihtiyacı olanlar dışında, ülkeden çıkarılmaya
karşı daha yüksek derecede bir korumadan faydalanan bazı üçüncü ülke vatandaşı kategorileri
bulunmaktadır. Buna uzun süreli ikamet eden statüsüne sahip olanlar, serbest
dolaşım hakkına sahip AB/AEA vatandaşlarının aile üyeleri; ve Türk vatandaşları dâhildir.
3.4.1. Uzun süreli mukimler
Uzun süreli mukimler, sınır dışı edilmeye karşı genişletilmiş bir koruma altındadırlar. Uzun
süreli mukim konumundaki bir kişinin sınır dışı edilmesi kararı, kamu politikasına veya
kamu güvenliğine karşı güncel ve yeterli derecede ağır bir tehdit oluşturan bir davranışa
dayanarak verilmelidir.158
3.4.2. AEA ve İsviçre uyruklu kişilerin üçüncü ülke uyruklu aile fertleri
Sadece serbest dolaşım hakkından faydalanmış olan AB vatandaşları dâhil olmak üzere
AEA uyrukluların aile ferdi olan herhangi bir ülke vatandaşı kişi, AB serbest dolaşım
157 ASHK, 2011 Sonuçları, General Giriş, Ocak 2012, 19 (8). maddenin yorumlanması hakkında beyan.
158 2003/109/EC, OJ 2003 L 016/44, Art. 12.

 

Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

hükümlerinden doğan ikamet etme hakkına sahiptir. Serbest Dolaşım Yönetmeliği
(2004/38/EC) kapsamında, bu tür aile bağlarına sahip üçüncü ülke vatandaşları diğer
üçüncü ülke vatandaşları kategorilerine nazaran sınır dışı edilmeye karşı daha yüksek
seviyede bir korumadan faydalanmaktadırlar. Yönetmeliğin 28. maddesine göre, bu kişiler
ancak kamu politikası veya kamu güvenliği gerekçeleri ile sınır dışı edilebilirler.159 Kalıcı
ikamet edenlerin sınır dışı edilmesi içinse, “kamu politikası veya kamu güvenliği açısından
ciddi dayanaklar” bulunması gereklidir. Yönetmeliğin 27 (2). maddesinde belirtildiği
üzere; bu tedbirler orantılılık ilkesine uyumlu olmalı, ilgili kişinin kişisel durumu özel olarak
incelenmeli ve ayrıca kişi “toplumun temel çıkarlarından biri için gerçek, güncel ve yeterince
ciddi bir tehdit” teşkil etmelidir”.160 Devletler aldıkları kararları gerekçeleri ile birlikte
ilgili kişiye bildirmelidirler (30. madde).
Örnek: ZZ v Secretary of State For the Home Department davasında,161 ABAD, devlet
güvenliğine aykırı olmadığı hallerde, yetkili makamların ilgiye kişiye ikamet izni
vermeme kararını gerekçeleri ile birlikte bildirmesini şart koşan Serbest Dolaşım
Yönetmeliği’nin 30 (2). maddesini yorumlamaya çalışmıştır. ABAD, yetkili makamların
devlet güvenliği gerekçesiyle bazı bilgileri ifşa etmekten kaçınıp kaçınamayacaklarına
karar verirken, devlet güvenliğinin Temel Haklar Şartı’nın 47. maddesinden
doğan etkili bir yargı koruması hakkının gerekleri ile dengelenmesi gerektiğini not
etmiştir. ABAD, yetkililerin ret gerekçesini ifşa etmeme kararını, tam olarak ve eksiksiz
şekilde, inceleyen ulusal mahkemenin, ifşadan ancak bunun kesinlikle gerekli
olmasından dolayı imtina edildiğini sağlama konusunda yetkili olması gerektiği
sonucuna varmıştır. Her durumda, gerekli kanıt gizliliği dikkate alınarak, ilgili kişiye
kararın dayandığı gerekçenin özünün bildirilmesi gerekmektedir.
İsviçre vatandaşları için, sınır dışı edilmeye karşı korumanın yasal dayanağı, kişilerin serbest
dolaşımı ile ilgili olarak Avrupa Komitesi ve üye ülkeleri ile İsviçre Konfederasyonu
arasında imzalan anlaşmasının Ek 1, 5. maddesinde bulunmaktadır. Bu hüküm uyarınca,
159 Üçüncü ülke vatandaşlarına ilişkin davaların bulunmaması halinde, Divan’ın AB vatandaşları ile ilgili olarak
28 (3). madde kapsamında “kamu güvenliğiyle ilgili mecburi gerekçeler” kavramını yorumladığı şu
davaları inceleyiniz.: ABAD, C-348/09, P.I. / Oberbürgermeisterin der Stadt Remscheid, 22 Mayıs 2012,
para. 20–35; ABAD, C-145/09 [2010] ECR I-11979, Land Baden-Württemberg / Panagiotis Tsakouridis,
23 Kasım 2010, para. 39–56.
160 “Kamu politikası“ kavramı ile ilgili olarak 2004/38/EC sayılı Yönetmeliğin 27. maddesine ilişkin içtihat için
bkz., ABAD, C-434/10, Petar Aladzhov / Zamestnik director na Stolichna direktsia na vatreshnite raboti
kam Ministerstvo na vatreshnite raboti, 17 Kasım 2011; ABAD, C-430/10, Hristo Gaydarov / Director na
Glavna direktsia “Ohranitelna politsia” pri Ministerstvo na vatreshnite raboti, 17 Kasım 2011. “Toplumun
temel çıkarlarından biri için gerçek, güncel ve yeterince ciddi bir tehdit” kavramı ile ilgili olarak, bkz. AAD,
Birleştirilmiş davalar, C-482/01 ve C-493/01, [2004] ECR I-05257, Georgios Orfanopoulos ve diğerleri ve
Raffaele Oliveri / Land Baden-Württemberg, 29 Nisan 2004, para. 65–71.
161 ABAD, C-300/11, ZZ / Secretary of State For the Home Department, 4 Haziran 2013.
Sığınmanın belirlenmesi ve ihraç etmeye engeller: temel sorunlar

anlaşma kapsamında sağlanan haklar ancak kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığı
gerekçesiyle sınırlandırılabilir.162
Serbest dolaşım hakkını kullanan AEA vatandaşının ölmesi, boşanması veya ülkeden
ayrılması durumunda aile fertleri için koruma mevcuttur (Serbest Dolaşım Yönetmeliği’nin
12. ve 13. maddeleri). Özel durumlarda, üçüncü ülke vatandaşları, ABİDA’nın
20. maddesine istinaden sınır dışı edilmeye karşı korunabilirler (bkz. 5.2. bölüm).163
3.4.3. Türk vatandaşları
AB hukuku kapsamında, 1/80 sayılı Ortaklık Konseyi kararının 14 (1). maddesi, Ankara
Anlaşması kapsamındaki haklardan faydalanan Türk vatandaşlarının, ancak kamu
düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığı gerekçesiyle sınır dışı edilebileceklerini ifade
etmektedir. Divan, AEA vatandaşları için kullanılan kriterlerin aynısının, AB üye ülkelerinden
birinde ikamet etme hakkı kazanmış ve güvence altına almış Türk vatandaşlarının
sınır dışı edilmesine yönelik önerilerde de geçerli olması gerektiğini vurgulamıştır.
AB hukuku, sadece diğer yabancı uyruklukları caydırmak gibi genel önleyici temellere
dayandığı ya da kişinin işlediği suçtan dolayı mahkum edilmesinden sonra otomatik olarak
gerçekleştiği durumlarda, bir Türk vatandaşının sınır dışı edilmesini yasaklamaktadır;
yerleşik mevzuata göre, kamu politikası dâhil olmak üzere, bireyler için serbest dolaşım
temel ilkesine getirilen sınırlamalar, içeriklerinin AB üye ülkeleri tarafından tek taraflı olarak
belirlenmemesi için dar bir yoruma tabi olmalıdırlar.164
Örnek: Nazli davasında,165 AAD, bir Türk vatandaşının diğer yabancılara yönelik
genel bir caydırma tedbiri olarak sınır dışı edilemeyeceğini ve sınır dışı kararının AEA
vatandaşlarının sınır dışı edilmesinde geçerli aynı kriterlere dayandırılması gerektiğini
ifade etmiştir. Divan, bir üye ülkenin vatandaşı olan işçilerin serbest dolaşım
162 Kişilerin serbest dolaşımı ile ilgili olarak, 21 Haziran 1999 tarihinde imzalanan ve 1 Haziran 2002’de
yürürlüğe giren bir tarafta Avrupa Topluluğu ve üye devletleri ile diğer tarafta İsviçre Konfederasyonu
tarafından imzalanan Anlaşma, OJ 2002 L 114/6.
163 Koruma verilen bir dava ile ilgili bilgi için, bkz. ABAD, C-34/09, [2011] ECR I-01177, Ruiz Zambrano
/ Office national de l’emploi (ONEM), 8 Mart 2011. Koruma verilmeyen bir dava ile ilgili bilgi için,
bkz. ABAD, C-256/11, Murat Dereci ve diğerleri / Bundesministerium für Inneres, 15 Kasım 2011
ve ABAD, C-87/12, Ymeraga ve diğerleri / Ministre du Travail, de l’Emploi et de l’Immigration,
8 Mayıs 2013; ayrıca bkz. ABAD, C-40/11, Iida / Stadt Ulm, 8 Kasım 2012.
164 AAD, C-36/75 [1985] ECR I-01219, Roland Rutili / Ministre de L’interieur, 28 Ekim 1975, para. 27; AAD,
Birleştirilmiş davalar, C-482/01 ve C-493/01 [2003] ECR I-05257, Georgios Orfanopoulos ve diğerleri ve
Raffaele Oliveri / Land Baden-Württemberg 11 Eylül 2003, para. 67.
165 AAD, C-340/97 [2000] ECR I-00957, Ömer Nazli, Caglar Nazli ve Melike Nazli / Stadt Nürnberg,
10 Şubat 2000.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

hakkı alanında belirlenmiş olan ilkelerle benzerlik kurmuştur. Uyuşturucu kullanımının
kamu düzenine karşı oluşturduğu tehdidi küçümsemeden, Divan, bu ilkelere
dayanarak, Ortaklık Konseyi kararının tanıdığı bir hakkı kullanan bir Türk vatandaşının
mahkum olduktan sonra sınır dışı edilmesinin ancak, onun bu bireysel davranışının
ev sahibi üye ülkede kamu çıkarı için ciddi tehlike oluşturan başka suçları da
işleyeceği intibakını yaratması halinde haklı sayılabileceği sonucuna varmıştır.
Örnek: Polat davasında,166 Divan, Türk vatandaşlarına verilen hakların Ortaklık Konseyi’nin
14. maddesi gereği kamu politikası, kamu güvenliği veya kamu sağlığı
gerekçesiyle sınırlandırılmasına olanak tanıyan tedbirlerin, sadece ilgili kişinin kişisel
davranışına dayalı olması gerektiğini belirtti. Ev sahibi üye ülkede verilen birden çok
mahkumiyet kararı ancak, ilgili kişinin davranışının toplumun temel çıkarlarından biri
için gerçek ve yeterince ağır bir tehdit oluşturması nedeniyle bu tür tedbirlerin alınması
için bir gerekçe teşkil edebilir ve bu durumu soruşturmak ulusal mahkemenin
görevidir.
166 AAD, C-349/06 [2007] ECR I-08167, Murat Polat / Stadt Rüsselsheim, 4 Ekim 2007.
Sığınmanın belirlenmesi ve ihraç etmeye engeller: temel sorunlar

Temel noktalar
• Ülkeden çıkarmaya ilişkin mutlak, mutlaka yakın ve mutlak olmayan engeller bulunmaktadır
(bkz. bu bölümün giriş kısmı).
• AİHS’nin 3. maddesi uyarınca kötü muamele mutlak şekilde yasaktır. Varacakları ülkede
3. maddeye aykırı şekilde muamele görme konusunda gerçek bir riskle karşı karşıya olan
kişiler, davranışları ya da kendilerine karşı yapılan suçlamaların ağırlığı ne olursa olsun geri
gönderilmemelidirler. Yetkili makamlar, bu riski, kişinin Vasıflandırma Yönetmeliği veya
1951 Cenevre Sözleşmesi (bkz. 3.1.2. bölüm ve 3.1.7. bölüm) kapsamında sağlanan korumanın
dışında tutulup tutulmayacağını dikkate almadan değerlendirmelidirler.
• 1951 Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki geri göndermeme ilkesi; kişilerin ırk, din, tabiiyet,
belli bir sosyal gruba veya politik görüşe mensup olma nedenleriyle yaşamlarının ya
da özgürlüklerinin tehdit altında olacağı koşullara geri gönderilmelerini yasaklamaktadır
(bkz. 3.1. bölüm).
• AB hukuku kapsamında, AB üye ülkelerinin Dublin Tüzüğü dâhil, AB sığınma mevzuatı
veya Geri Dönüş Yönetmeliği kapsamındaki tüm eylemlerinin sığınma hakkı ve geri göndermeme
ilkesi ile uyumlu olması gerekmektedir (bkz. 3.1. bölüm).
• Gerçek bir risk olup olmadığını değerlendirirken, AİHM, hem kişinin kişisel durumlarını
hem de ülkedeki genel koşulları inceleyerek, kişinin geri dönüş için önerilen ülkeye gönderilmesinin
olası sonuçlarına odaklanmaktadır (bkz. 3.1.3. bölüm ve 3.3. bölüm).
• AİHS kapsamında sığınmacının, prensipte, iddiasını doğrulaması gerekmektedir ve iddialarının
inandırıcılığının değerlendirilmesi için sıklıkla kendisine şüpheden yararlanma hakkı
tanınır. Bununla beraber, doğrulamanın yapılamaması ya da sığınmacının iddialarının
gerçekliğinin sorgulanması konusunda güçlü sebepler içeren bilgiler sunulduğu takdirde,
kişinin konuyla ilgili olarak tatmin edici bir açıklama yapması gereklidir (bkz. 3.1.3. bölüm).
• Kişi, kabul eden ülkede AB hukuku veya AİHS tarafından yasaklanan bir muameleye
maruz kalma riski altında olabilir. Bu risk, sadece kabul eden ülkenin kendisinden değil,
buradaki devlet dışı aktörlerden, hastalıktan veya insani koşullardan da kaynaklanabilir
(bkz. 3.1.2. bölüm).
• Gönderildiği ülkede menşe bölgeye dönmesi halinde, AB hukuku veya AİHS tarafından
yasaklanan muameleye maruz kalma riski altında bulunan kişi, ülkenin bir başka bölgesinde
güvende olabilir (ülke içinde koruma) (bkz. 3.1.5. bölüm). Alternatif olarak, kabul
eden ülke kişiyi bu tür riske karşı koruyabilir (korumanın yeterliliği). Bu durumlarda,
sınır dışı eden ülke kişinin uluslararası korumaya ihtiyacı olmadığına karar verebilir (bkz.
3.1.4. bölüm).
• Hem AB hukuku hem AİHS, toplu sınır dışı etmeyi yasaklamaktadır (bkz. 3.2. bölüm).
• AB hukuku kapsamında, AEA vatandaşlarının uygun bulunan üçüncü ülke vatandaşı aile
fertleri, ancak kamu politikası veya kamu güvenliği gerekçesiyle sınır dışı edilebilir. Bu
istisnalar dar bir şekilde yorumlanmalı ve değerlendirme yapılırken sadece ilgili kişinin
kişisel davranışı temel alınmalıdır (bkz. 3.4.2. bölüm).
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

İlave okuma ve içtihat:
Daha fazla içtihada erişmek için, lütfen bu el kitabının Avrupa mahkemelerinin içtihadını
nasıl bulabilirim? 245. sayfadaki rehber ilkeleri inceleyiniz. Bu bölümde ele alınan
konularla ilgili ilave materyalleri, 223. sayfadaki İlave okuma bölümünde İlave okuma
bulabilirsiniz.

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Avusturya’nın Mültecilere Sağladığı Sosyal Yardımlar

1- İlk iltica müracaatında toplama kampında kalan herkese aylık 40 Euro nakit veriyor. Giyim ve yiyecek, barınma, sabun, diş macunu...

BAMF Kararına İtiraz ve Şikayet Dilekçesi

Bu yazıda Almanya’da ilticaya başvurmuş bir takipçimizin, Federal Göçmen ve Mülteci Dairesinin verdiği red kararıyla ilgili itiraz ve şikayet dilekçesi yer almaktadır. Takipçimiz ekte...

Beyaz sandalyelerde ölüme “Artık yeter!” diyoruz

Berlin, Paris, Zürih, Malmö ve Bükreş gibi Avrupa'nın büyük şehirlerinde dün "Beyaz Sandalyede Ölüm" eylemleri düzenlendi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının Kanun Hükmünde...

HABER ANALİZ: ALMANYA’NIN AZERBAYCAN’DAKİ HİZMET HAREKETİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

Erdoğan’ın, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe kalkışmasından Hizmet Hareketi’ni sorumlu tutması ve Hizmet Hareketi’ni yok edilmesi gereken bir düşman ilan etmesinden sonra, hem Türkiye’de...

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade etmektedirler. Ancak bununla ilgili herhangi...
- Advertisement -

Daha faza içerik