Cuma, Aralık 4, 2020

Dublin 3 ve Schengen vize rejimi

Göz atınız!

Avusturya’nın Mültecilere Sağladığı Sosyal Yardımlar

1- İlk iltica müracaatında toplama kampında kalan herkese aylık 40 Euro nakit veriyor. Giyim ve yiyecek, barınma, sabun, diş macunu...

BAMF Kararına İtiraz ve Şikayet Dilekçesi

Bu yazıda Almanya’da ilticaya başvurmuş bir takipçimizin, Federal Göçmen ve Mülteci Dairesinin verdiği red kararıyla ilgili itiraz ve şikayet...

Beyaz sandalyelerde ölüme “Artık yeter!” diyoruz

Berlin, Paris, Zürih, Malmö ve Bükreş gibi Avrupa'nın büyük şehirlerinde dün "Beyaz Sandalyede Ölüm" eylemleri düzenlendi. Adalet ve Kalkınma...

HABER ANALİZ: ALMANYA’NIN AZERBAYCAN’DAKİ HİZMET HAREKETİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

Erdoğan’ın, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe kalkışmasından Hizmet Hareketi’ni sorumlu tutması ve Hizmet Hareketi’ni yok edilmesi gereken bir düşman...

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...
- Advertisement -

 

 

1.1 Schengen vize rejimi
AB vatandaşları ve Schengen bölgesinde yer alan ülkelerin vatandaşları ile bunların aile
fertleri, AB üye ülkelerinin topraklarına önceden onay almaksızın giriş yapma hakkına
sahiptir. Ancak, kamu politikası, kamu güvenliği veya kamu sağlığı gereği bu durumun
dışında tutulabilirler.

AB hukuku kapsamında, Vize Listesi Tüzüğü ((EC) 539/2001 sayılı Tüzük, ayrıca bkz.
değişiklikler) Ek 1’de listelenen ülkelerin vatandaşları, girişlerinden önce vize alarak AB
topraklarına giriş yapabilir. Yönetmelik ekinde düzenli olarak değişiklik yapılmaktadır.
Avrupa Komisyonu’nun web sayfasında, Schengen bölgesi için vize koşullarını gösteren
Ülke topraklarına giriş ve ilgili prosedüre erişim güncel bir harita yer alır.19 Standstill kuralı yürürlüğe girdiği zaman vize koşuluna tabi olmayan Türk vatandaşları, AB üye ülkeleri için de vize koşuluna tabi tutulamaz.

20 Kısa süreli vize başvuru sahiplerine ait kişisel bilgiler, konsoloslukları ve Schengen bölgesinin
dış sınırlarındaki geçiş noktalarını birbirine bağlayan bir IT sistemi olan Vize Bilgi Sistemi
((EC) 81/2009 sayılı Tüzük ile değişiklik yapılan VIS Tüzüğü (EC) no. 767/2008)’nde
saklanmaktadır.
Schengen bölgesindeki ülkelere yapılan üç aya kadar ziyaretler, Vize Kanunu ((EC)
810/2009 sayılı Tüzük, ayrıca bkz. değişiklikler)’na tabidir. Bunun aksine, daha uzun süreli
ziyaretler her ülkenin kendi sorumluluğundadır ve ülkeler bunu kendi yerel kanunları ile
düzenleyebilir. Vize Listesi Tüzüğü ((EC) 539/2001 sayılı Tüzük) uyarınca zorunlu vizeden
muaf olan vatandaşların, kısa süreli ziyaret dışında bir amaçla gelmeleri halinde seyahat
etmeden önce vize almaları gerekebilir. Tüm zorunlu vizeler seyahat etmeden önce alınmalıdır.
Sadece belirli üçüncü ülke vatandaşı kategorileri bu koşuldan muaftır.
Örnek: Koushkaki davasında21 ABAD, bir üye ülkenin Vize Kanununda belirtilen itiraz
nedenlerinden birinin mevcut olmaması halinde, bir başvuru sahibine “Schengen
vizesi” vermeyi reddedemeyeceği kararını verdi. Ulusal makamlar bunu tayin
etmede kapsamlı ihtiyat sahibidir. Başvuru sahibinin, üye ülkenin topraklarından
talep edilen vizenin süresinin dolmasından evvel ayrılma niyetine yönelik makul
bir şüphenin olması halinde, vize reddedilir. Bu niyete dair makul bir şüphenin olup
olmadığını belirlemek için, yetkili makamlar, başvuru sahibinin ikamet ettiği ülkenin
genel durumunu ve başvuru sahibinin kişisel özelliklerini özellikle, ailevi, sosyal ve
ekonomik durumunu, daha önce üye ülkelerden birinde yasal ya da yasa dışı olarak
kalıp kalmadığını ve ikamet ettiği ülkedeki ve üye ülkelerdeki bağlarını dikkate alarak
vize başvurusunu münferit olarak incelemeye almalıdırlar.
Schengen Anlaşması’nı uygulayan sözleşmenin 21. maddesi uyarınca22, genel vizeye
sahip olan ve bir Schengen ülkesi topraklarına yasal yoldan giriş yapmış olan üçüncü ülke
vatandaşları, vizelerinin geçerli olduğu süre boyunca tüm Schengen bölgesi içinde serbest
şekilde dolaşabilirler. Aynı maddeye göre, seyahat belgeleri ile birlikte bir ikamet
19 Avrupa Komisyonu, iç işleri, vize politikaları, şu adreste mevcuttur: http://ec.europa.eu/dgs/homeaffairs/
what-we-do/policies/borders-and-visas/visa-policy/index_en.htm.
20 Ankara Anlaşması Ek Protokolü, OJ 1972 L 293, 41. madde.
21 ABAD, C-84/12, Rahmanian Koushkaki / Bundesrepublik Deutschland, 19 Aralık 2013.
22 Benelüks Ekonomik Birliği, Almanya Federal Cumhuriyeti ve Fransız Cumhuriyeti hükümetleri arasında
ortak sınırlarında kontrolleri aşamalı olarak yürürlükten kaldırmaya ilişkin 14 Haziran 1985 tarihli
Schengen Anlaşması Uygulama Sözleşmesi, OJ 2000 L 249/19.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

izni, belirli koşullar altında vizenin yerini tutabilir. (EC) 1030/2002 sayılı Tüzük, ikamet izni
için tek tip bir model sunmaktadır.23 Vize alması gerekmeyen yabancı uyruklular, giriş
yapma koşullarını yerine getirdikleri takdirde, Schengen topraklarında ilk giriş yaptıkları
tarihten itibaren altı ay içinde en fazla üç aya kadar serbest şekilde dolaşabilir.
Schengen Sınırları Kanunu ((EU) 1051/2013 sayılı Tüzük tarafından değişiklik yapılan (EC)
562/2006 sayılı Tüzük), istisnai durumlar dışında iç sınır kontrollerini yürürlükten kaldırmıştır.
ABAD, devletlerin sınır kontrolüne eşit etkiye sahip olan, iç sınırlarda denetim
yapamayacağına karar vermiştir.24 Elektronik araçlar yoluyla dâhil olmak üzere Schengen
bölgesi iç sınırlarının denetlenmesine yalnızca düzensiz ikamet edildiğine dair kanıt
olması halinde izin verilmektedir. Ancak, bu kontrol, yoğunluk ve sıklık ile ilgili belirli sınırlamalara
tabidir.
1.2. İzinsiz girişin önlenmesi
AB hukuku kapsamında, AB topraklarına izinsiz girişi engellemek için tedbirler alınmıştır.
Taşıyıcılara Yönelik Yaptırımlar Yönetmeliği (2001/51/EC), kayıt altına alınmamış göçmenleri
AB ülkelerine taşıyanlara karşı yaptırımlar getirmektedir.
Kolaylaştırma Yönetmeliği (Yönetmelik 2002/90/EC) izinsiz giriş, transit geçiş ve ikamet
hususlarını tanımlamakta ve bu ihlalleri kolaylaştıran kişilere karşı yaptırımlar getirmektedir.
Bu yaptırımlar etkin, orantılı ve caydırıcı olmalıdır (3. madde). AB üye ülkeleri, insani
yardım niteliğindeki bir desteğe yaptırım uygulamamaya karar verebilirler; ancak, bunu
yapmak zorunda değillerdir (1 (2). madde).
1.3. Giriş yasakları ve Schengen ikazları
Giriş yasağı, kişileri sınır dışı edildikleri bir ülkeye giriş yapmaktan men eder. Yasak genellikle
belirli bir süre için geçerlidir ve tehlikeli kabul edilen kişilere vize verilmemesini veya
diğer bir şekilde ülke topraklarına girişinin kabul edilmemesini sağlamaktadır.
23 Üçüncü ülke vatandaşlarının ikamet izinleri için tek tip model belirleyen 13 Haziran 2002 tarihli
(EC) 1030/2002 sayılı Konsey Tüzüğü OJ 2002 L 157 ve bunu değiştiren (EC) 380/2008 sayılı Tüzük,
OJ 2008 L 115/1.
24 ABAD, Birleştirilmiş davalar, C-188/10 ve C-189/10, [2010] ECR I-05667, Aziz Melki ve Selim Abdeli
[BD], para. 74.
25 ABAD, C-278/12 PPU, Atiqullah Adil / Minister voor Immigratie, Integratie en Asiel, 19 Temmuz 2012.
Ülke topraklarına giriş ve ilgili prosedüre erişim

AB hukuku kapsamında, giriş yasakları, Schengen Anlaşması’na taraf olan diğer ülke
yetkililerinin erişip danışabileceği, Schengen Bilgi Sistemi (SIS) olarak adlandırılan veri
tabanına kaydedilir. Uygulamada, bu yasak, bu giriş yasağını koyan devletin, yasaklı
üçüncü ülke vatandaşının, Schengen bölgesindeki bir diğer AB üye ülkesi üzerinden
kendi ülke topraklarına geri dönmesini ve sınır kontrolüne tabi olmadan serbest şekilde
dolaşmasını engellemenin tek yoludur. Schengen Bilgi Sisteminin yerini, 9 Nisan 2013
tarihinde hayata geçirilen ikinci nesil Schengen Bilgi Sistemi (SIS II) almıştır.26 Yasal dayanakları
SIS II Tüzüğü 27 ve SIS II Kararı olan28 SIS II, sistemin çok daha gelişmiş bir halidir ve
sorgu yaparken biyometrikler ve gelişmiş olanaklar kullanma gibi daha üstün fonksiyonlar
içermektedir. Giriş yasaklarına itiraz edilebilir.
Örnek: M. et Mme Forabosco davasında, Fransız danıştayı (Conseil d’État), Almanya’daki
sığınma talebinin reddedilmesine bağlı olarak Alman makamlarınca SIS veri
tababına eklenmesinden dolayı M. Forabosco’nun eşine vize verilmemesine ilişkin
kararı bozdu. Danıştay, olumsuz sığınma kararı nedeniyle SIS veri tabanında oluşturulan
giriş yasağının, uzun süreli fransız vizesi talebini reddetmek için yetersiz bir
neden olduğuna karar verdi.29
Örnek: M. Hicham B davasında, Fransız danıştayı, SIS veri tabanında listelenmiş
olan bir yabancı uyruklunun sınır dışı edilme kararının geçici olarak askıya alınmasına
karar verdi. Yabancı uyruklu kişinin sınır dışı edilmesi kararında, SIS listesinden
bahsedilmiş ancak SIS listesindeki girişin hangi ülke tarafından yapıldığı belirtilmemişti.
Sınır dışı kararlarının hukuka ve gerçeğe dayalı olması gerektiğinden, sınır dışı
edilme kararı kanuna aykırı kabul edilmiştir.30
26 Avrupa Topluluğu’nu kuran Antlaşma’nın IV. başlığının kapsamına giren konular için bkz.: İkinci kuşak
Schengen Bilgi Sistemi (SIS II)’nin kurulması, işletilmesi ve kullanılmasına ilişkin Avrupa Parlamentosu
ve Konseyi’nin (EC) 1987/2006 sayılı Tüzüğü’nün uygulama tarihini belirleyen 7 Mart 2013 tarihli
2013/158/EU sayılı Konsey Kararı, OJ 2013 L87, sf. 10; Avrupa Birliği Antlaşması’nın VI. başlığının
kapsamına giren konular için bkz.: (SIS II), İkinci kuşak Schengen Bilgi Sistemi (SIS II)’nin kurulması,
işletilmesi ve kullanılmasına ilişkin 2007/533/JHA sayılı kararının uygulama tarihini belirleyen
7 Mart 2013 tarihli 2013/157/EU sayılı Konsey Kararı, OJ 2013 L87, sf. 8.
27 Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin (EC) 1987/2006 sayılı Tüzüğü, 20 Aralık 2006, OJ 2006 L 381/4.
28 2007/533/JHA sayılı Konsey Kararı, 12 Haziran 2007, OJ 2007 L 205/63.
29 Fransa, Danıştay(Conseil d’État), M. et Mme Forabosco, no. 190384, 9 Haziran 1999.
30 Fransa, Danıştay (Conseil d’État), M. Hicham B, no. 344411, 24 Kasım 2010.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

Geri Dönüş Yönetmeliği (Yönetmelik 2008/115/EC)31 uyarınca, iade emri bağlamında
hakkında giriş yasağı bulunan bireyler için, yasak normalde beş yılı geçmemelidir.32 Normalde
yasağın beraberinde bir SIS ikazı olacak ve bu kişilerin tüm Schengen bölgesine
girişleri engellenecektir. Başka bir AB üye ülkesinin kişiye vize veya giriş izni verebilmesi
için, giriş yasağını koyan AB üye ülkesinin yasağı kaldırması gereklidir. Yasak sadece
yasağı koyan ülkeye özel bir durumdan kaynaklanabileceği için, Schengen genelinde
böyle bir yasağın, özellikle aile fertlerinin biraraya gelmesi gibi temel hakları etkileyen
durumlarda, ne denli orantılı olduğuna ilişkin soru işaretleri belirmektedir.
Geri Dönüş Yönetmeliği kapsamı dışında verilen giriş yasakları, resmi olarak diğer devletlerin
Schengen bölgesine girişe izin vermesine engel teşkil etmez. Bununla beraber,
diğer devletler vize veya giriş izni verme kararında giriş yasaklarını dikkate alabilirler. Bu
nedenle yasaklar, her ne kadar bir bireyi, örneğin politik istikrarını sağlamak gerekçesiyle,
istenmeyen kişi olarak ilan eden bir ülkeyi ilgilendiriyor olsa bile, Schengen bölgesi
genelinde etkilidirler: bir AB üye ülkesinin bir Rus politikacı için verdiği SIS ikazı, Avrupa
Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM)’nin bir üyesinin Fransa’daki meclis oturumlarına
katılmasını engellemiştir. Bu durum AKPM’nin Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi’nin
2011 Ekim ayında yapılan toplantısında detaylı şekilde tartışılmış ve sonucunda politik
pozisyonlara karşı ceza olarak hareket özgürlüğünün kısıtlanması hakkında bir rapor
hazırlanmıştır.
AİHS kapsamında, bir kişiyi SIS veri tabanına kaydetmek, AB hukuku kapsamında hareket
eden bir üye ülkenin yaptığı münferit bir harekettir. Bu itibarla, söz konusu devletin
bir kişiyi listeye koyarak ya da listede tutarak AİHS’yi ihlal ettiğini iddia ederek AİHM’ye
şikayette bulunulabilir.
Örnek: Dalea / Fransa davasında, Romanya AB’ye katılmadan önce ismi Fransa tarafından
SIS veri tabanına kaydedilmiş bir Romanya vatandaşı, hiçbir Schengen ülkesine
hizmet verememekte veya bu ülkelerden hizmet alamamakta ve işini yürütememekte
idi. Bunun profesyonel faaliyetlerini gerçekleştirme hakkına (AİHS’nin
özel yaşama ve aile yaşamına saygı hakkına ilişkin 8. maddesi uyarınca koruma
altındadır) müdahale niteliğinde olduğunu ve kabul edilemez olduğunu ifade ederek
şikayette bulundu. SIS veri tabanına kayıt ve bunun etkileri hakkında verdiği
31 2008/115/EC sayılı Yönetmelik, OJ 2008 L 348, 3 (6). madde ve 1. madde.
32 ABAD, C-297/12, Gjoko Filev ve Adnan Osmani’ye karşı cezai kovuşturmaları, 19 Eylül 2013.
33 Avrupa Konseyi, Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi (2012), Politik görüşler nedeniyle ceza olarak
hareket özgürlüğünün kısıtlanmasının kabul edilemezliği, 1 Haziran 2012 ve Karar no. 1894 (geçici
versiyon), kabul tarihi 29 Haziran 2012.
Ülke topraklarına giriş ve ilgili prosedüre erişim

ilk kararında Mahkeme, devletin, kendi topraklarına giriş konusunda verilen keyfi
kararlara karşı kişilere nasıl güvenceler sağlanacağı konusunda sahip olduğu takdir
yetkisinin, sınır dışı etme durumuna nazaran daha geniş olduğuna karar vermiştir.34
AİHM ayrıca, bireyin BM’nin hazırladığı ve aynı zamanda yerel veya yabancı göç kanunlarının
ihlal edilmesini önlemek için tasarlanmış terörist şüphelileri listesinde yer alması
nedeniyle uygulanan seyahat yasağının etkilerini ele almak durumunda kalmıştır.
Örnek: Nada / İsviçre davası35, BM Güvenlik Konseyi terör karşıtı yaptırımlarını
uygulayan İsviçreli yetkililer tarafından “Federal Taliban Kararnamesi”ne kaydedilmiş
ve Campione d’Italia (İsviçre’de bir İtalyan toprağı)’da yaşayan bir İtalyan-Mısır
vatandaşı hakkındadır. Listede yer alması, başvuru sahibinin Campione d’Italia’dan
ayrılmasını engellemekte olup, adının listeden çıkarılmasına yönelik teşebbüsleri
de reddedilmiştir. AİHM, İsviçre makamlarının BM Güvenlik Konseyi terör karşıtı
yaptırımlarını uygularken belirli bir takdir yetkisine sahip olduğunu not ettimiştir.
Ancak, Mahkeme, İsviçre’nin, başvuru sahibinin AİHS’nin 8. maddesi kapsamındaki
haklarını, bir yandan, İtalya’yı veya BM bünyesindeki Yaptırımlar Komitesi’ni hızlı bir
şekilde, başvuru sahibi hakkında hiçbir makul şüphe bulunmadığı konusunda haberdar
etmediği, diğer yandan da, yaptırımlar rejiminin etkilerini başvurucunun kişisel
durumuna uyarlamadığı için ihlal ettiğine karar vermiştir. Ayrıca, başvuru sahibinin
adının listeden çıkarılması için herhangi etkili bir yolun bulunmaması nedeniyle,
İsviçre’nin AİHS’nin 8. maddesi ile bağlantılı olarak 13. maddesini ihlal ettiğine karar
verilmiştir.
Örnek: Stamose / Bulgaristan davası36, ABD göç kanunlarını ihlal ettiği gerekçesiyle
Bulgar makamlarının hakkında iki yıl seyahat yasağı kararı verdiği bir Bulgaristan
vatandaşı ile ilgilidir. Yerel veya yabancı göç yasalarının ihlal edilmesini önlemek için
seyahat yasağı konulmasının AİHS’ye ek 4 no’lu Protokol’ün 2. maddesine uygun
olup olmadığını ilk kez değerlendiren AİHM, başvuru sahibinin tek bir ülkenin göç
kanununu ihlal etmesi nedeniyle tüm yabancı ülkelere girişini engelleyen genel ve
ayrım yapmayan bir tedbirin, orantılı olmadığına karar vermiştir.
34 AİHM, Dalea / Fransa (karar) no. 964/07, 2 Şubat 2010.
35 AİHM, Nada / İsviçre [BD], no. 10593/08, 12 Eylül 2012.
36 AİHM, Stamose / Bulgaristan, no. 29713/05, 27 Kasım 2012.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

1.4. Sınır kontrolleri

Schengen Sınırları Kanunu 6. maddesi, sınır kontrolü görevlerinin mutlaka insanlık onuruna
tamamen saygı gösterilerek gerçekleştirilmesini şart koşmaktadır.37 Kontroller
kişilere, cinsiyet, ırk veya etnik köken, din veya inanç, engellilik, yaş veya cinsel tercih
gibi durumlara dayalı bir ayrımcılık yapılmadan gerçekleştirilmelidir. Serbest dolaşım
hakkına sahip üçüncü ülke vatandaşları için daha lehte kurallar mevcuttur (3. madde ve
7 (6). madde). Schengen müktesebatının uygulanmasını değerlendirmek ve izlemek için
bir mekanizma oluşturulmuştur ((EU) 1053/2013 no’lu Tüzük).
AİHS kapsamında, bir konsoloslukta müslüman bir kadının kimlik kontrolü için baş örtüsünü
çıkarmasının istenmesinin ya da bir havaalanı güvenlik noktasında bir sih erkeğin
türbanını çıkarmasının talep edilmesinin, AİHS’nin 9. maddesi gereğince din özgürlüğü
hakkını ihlal etmediği kabul edilmiştir.38
Ranjit Singh / Fransa davasında, BM İnsan Hakları Komitesi, bir sih erkeğinin resmi kimlik
fotoğrafının çekilmesi için türbanını çıkarmak zorunda kalmasının, Medeni ve Siyasal
Haklar Uluslararası Sözleşmesi (MSHUS)’nin 18. maddesinin ihlali anlamına geldiğini
belirtmiş ve kimlik fotoğrafında başı açık görülme zorunluluğunun kamu güvenliğini
ve düzenini korumak için gerekli olduğu argümanını kabul etmemiştir. BM İnsan Hakları
Komitesi’nin bu kararında dayandığı gerekçe, devletin sih türbanı takmanın, sürekli
türban giyen bir kişiyi tanımlamayı neden daha zorlaştıracağını ya da bunun belgelerde
sahtekarlık veya tahrifat olasılığını nasıl artıracağını açıklamamasıdır. Komite ayrıca türban
giymeden çekilen kimlik fotoğrafı nedeniyle, ilgili kişinin kimlik kontrolleri sırasında
türbanını çıkarmaya zorlanacağını dikkate almıştır.39
1.5. Transit bölgeler
Devletler bazen transit bölgedeki kişilerin kendi yargı alanlarına girmediğini öne
sürmektedir.
37 ABAD, C‑23/12, Mohamad Zakaria, 17 Ocak 2013.
38 AİHM, Phull / Fransa (karar), no. 35753/03, 11 Ocak 2005; AİHM, El Morsli / Fransa (karar),
no. 15585/06, 4 Mart 2008.
39 BM İnsan Hakları Komitesi, Ranjit Singh / Fransa, tebliğ no. 1876/2000 ve 1876/2009,
22 Temmuz 2011 tarihli görüşler, para. 8.4.
Ülke topraklarına giriş ve ilgili prosedüre erişim
35
AB hukuku kapsamında, Geri Dönüş Yönetmeliği’nin 4 (4). maddesi, düzensiz sınır geçişleri
nedeniyle tutuklanan veya durdurulan kişilere uygulanacak asgari hakları ortaya
koymaktadır.
AİHS kapsamında, transit bölgede kalan kişilerle ilgili olarak devletin sorumlulukları
olabilir.
Örnek: Amuur / Fransa davasında,40 başvuru sahipleri Paris’te bir havaalanının transit
geçiş bölgesindeydi. Fransız makamları, başvuru sahiplerinin Fransa’ya “giriş
yapmadığını” ve Fransız yargı alanında olmadıklarını savundu. AİHM bu görüşe
katılmayarak söz konusu zamanda yürürlükte olan ulusal kanun hükümlerinin, başvuru
sahiplerinin AİHS’nin 5 (1). maddesi kapsamındaki özgürlük hakkını yeterince
güvence altına almadığına karar vermiştir.
1.6. Sığınmacılar
AB hukuku kapsamında, AB Temel Haklar Şartı, 18. maddede sığınma hakkına ve
19. maddede geri göndermenin yasaklanmasına yer vermektedir. ABİDA’nın 78. maddesi,
devletlerin 1951 Cenevre Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerine saygı göstermesi
gereken bir Avrupa Ortak Sığınma Sistemi yaratılmasını sağlamaktadır. Bu
hükmün uygulanması için çeşitli yasal belgeler kabul edilmiştir. Bunlar ayrıca 1951
Cenevre Sözleşmesi’nin 33. maddesinde yer alan geri göndermeden korunma hususunu
yansıtmaktadırlar.
Şart’ın 18. maddesi sığınma hakkını garanti altına alsa da, AB hukuku sığınmacıların varışını
kolaylaştırmak için imkanlar sunmamaktadır. AB’de sığınma talebinde bulunmak
isteyen kişiler, en çok AB’ye giriş için vize şartı olan ülkelerin vatandaşlarıdır. Bu kişiler
genellikle normal bir vize almak için gerekli vasıflara sahip olmadıkları için, sınırı düzensiz
bir şekilde geçmek zorunda kalmaktadılar.
Dublin Tüzüğü ((EU) 604/2013 sayılı Tüzük)’nün 3 (1). maddesi, AB üye ülkelerinin bir
üçüncü ülke vatandaşı ya da vatansız bir kişinin uluslararası koruma için yaptığı tüm
başvuruları incelemelerini ve bu tür başvuruların tek bir üye ülke tarafından incelenmesini
gerektirmektedir. AB sığınma mevzuatı, kişinin karasuları ve transit bölgeler dâhil,
40 AİHM, Amuur / Fransa, no. 19776/92, 25 Haziran 1996, para. 52–54.
41 Ayrıca bkz. AİHM, Nolan ve K / Rusya, no. 2512/04, 12 Şubat 2009; AİHM, Riad ve Idiab / Belçika,
no. 29787/03 ve 29810/03, 24 Ocak 2008.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı
36
sınıra vardığı andan itibaren geçerlidir (Sığınma Prosedürü Yönetmeliği (2013/32/EU),
3 (1). madde). Bu talepler için, tüzüğün 6. maddesinde, sığınma prosedürüne erişime dair
detaylar sunulmaktadır. Özellikle, 6 (1). maddesi, devletlerin başvuruyu üç iş günü içinde
ya da başvuru işlemi kaydetmekten sorumlu makamlar dışında bir makama sunuldu
ise altı iş günü içinde kayıt altına almasını şart koşmaktadır. 6 (2). maddesi, devletlerin
bireylere mümkün olan en kısa sürede başvuru yapabilmeleri için etkili bir imkân sağlamalarını
zorunlu kılmaktadır. Yönetmelikteki güvenceler prosedüre ulaşılabildiği takdirde
uygulanabilirler. Topraklara, sınıra ya da transit bölgeye varamayanlar için geçerli
değildirler.
Sığınma Prosedürü Yönetmeliği’nin 43. maddesi, sığınma başvurularının sınırda işleme
alınmasına izin vermektedir. Burada, başvurunun uygun bulunmama kararı alınabilir.
Ayrıca, yönetmeliğin 31 (8). maddesi uyarınca hızlandırılmış prosedürün kullanılabileceği
durumlarda içeriği hakkında da karar verilebilir. Ülke toprakları içerisinde ibraz edilen
sığınma taleplerinde uygulanan temel ilkeler ve garantiler bu durumlarda da geçerlidir.
43 (2). madde, sınır prosedüründe, talep yapıldıktan sonra en geç dört hafta içinde bir
karar verilmesini şart koşmaktadır; aksi takdirde başvuru sahibine ülke topraklarına giriş
izni verilmelidir. 24 (3). madde uyarınca, tecavüz veya diğer ciddi şiddet olayı mağduru
olup özel yöntemsel garantilere ihtiyaç duyan başvuru sahipleri için, sınırda yeterli destek
verilemeyecek durumlarda, sınır prosedürünün kullanılmasından sakınılması bir zorunluluk
olarak kabul edilmektedir. 25 (6) (b). madde, yanında kendine eşlik eden kimse
olmayan reşit olmayan küçüklerin yaptıkları başvurulara ilişkin uygulamaya bazı sınırlamalar
getirmektedir. Bu hükümler, (2005/85/EC) no’lu Yönetmeliğin 2005 versiyonunun
35. maddesine bağlı olan İrlanda ve Birleşik Krallık için geçerli değildir.
AİHS, sığınma hakkı şeklinde bir hak tanımamıştır. Bununla beraber, sınırda veya devletin
yargı alanı içinde başka bir yerde bir kişiyi geri gönderek onu işkence ya da insanlık
dışı veya aşağılayıcı muameleye ya da cezaya tâbi tutulma riskine maruz bırakmak,
AİHS’nin 3. maddesi gereğince yasaklanmıştır. Sıra dışı vakalarda, ihraç, sınır dışı etme
veya iade etme, yaşama hakkını koruma altına alan AİHS’nin 2. maddesi kapsamında
sorun yaratabilir.
Eski Avrupa İnsan Hakları Komisyonu, hiçbir ülkenin taleplerini incelemek için kendi topraklarına
girmelerine izin vermedikleri ve bundan dolayı “yörünge gibi dönüp duran”
mülteciler şeklinde tanımlanan mültecileri içeren birçok davayı incelemiştir.
Ülke topraklarına giriş ve ilgili prosedüre erişim
37
Örnek: Doğu Afro-Asyalılar davası42, Birleşik Krallık pasaportu olup Birleşik Krallık’a
giriş yapma ya da ikamet etme hakkı olmayan ve Afrika’daki İngiliz sömürgelerinden
sınır dışı edilmiş olanlarla ilgili bir davaydı. Bu durum onları “yörünge gibi
durmadan dönüp duran” bir hale getirmiştir. Eski Avrupa İnsan Hakları Komisyonu,
AİHS’nin 14. maddesine ilişkin tüm varsayımların dışında, ırk nedeniyle ayrımcılığın
kendi başına, belirli koşullar altında, AİHS’nin 3. maddesine göre aşağılayıcı muamele
anlamına geldiğine karar vermiştir.
1.7. Denizde “geri itme”
AB topraklarına ve Avrupa Konseyi üye ülkelerine hava, kara veya deniz yoluyla giriş
yapılabilir. Denizde gerçekleştirilen sınır denetimi operasyonları sırasında hem insan
haklarına ve mülteci kanununa saygılı davranılmalı hem de bu operasyonlar uluslararası
deniz hukuku ile uyumlu olmalıdırlar.
Açık denizlerdeki faaliyetler, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin yanı sıra Denizde Can
Güvenliği (SOLAS) ve Arama ve Kurtarma (SAR) Sözleşmeleri ile düzenlenmektedir.
Bu belgeler, denizde tehlikede olan insanlara yardım etme ve onları kurtarma vazifesi
yüklemektedir. Bir gemi kaptanı, denizde kurtarılanları “güvenli bir yere” teslim etme
yükümlülüğü taşır.
Bu bağlamda, en çok tartışmaya yol açan konulardan biri, denizde kurtarılan ya da durdurulan
kişilerin nerede karaya çıkarılacağıdır.
AB Hukuku kapsamında, Schengen Sınırları Kanunu’nun 3. ve 3a. maddeleri43 ile birlikte
okunduğunda 12. madde, sınır yönetimi faaliyetlerinde geri göndermeme ilkesine
saygı gösterilmesini şart koşmaktadır. Konunun karmaşıklığı dikkate alındığında, AB,
deniz operasyonlarında Frontex’e yardımcı olmak için rehber ilkeler belirlemiştir.44 ABAD
rehber ilkeleri feshetmesinden sonra Avrupa Komisyonu yeni bir yönetmelik önerisi
sunmuştur.45
42 Avrupa İnsan Hakları Komisyonu, Doğu Afro-Asyalılar (İngiliz koruması altındaki kişiler) / Birleşik Krallık
(karar), no. 4715/70, 4783/71 ve 4827/71, 6 Mart 1978.
43 3a maddesi, Schengen Sınırları Kanunu’nda değişiklik yapan 26 Haziran 2013 tarihli (EU) 610/2013 sayılı
Tüzük, OJ 2013 L 182/1 ile yürürlüğe girmiştir.
44 2010/252/EU sayılı Konsey Kararı, 26 Nisan 2010, OJ 2010 L 111/20.
45 Avrupa Komisyonu, COM(2013) 197 final, Brüksel, 12 Nisan 2013.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

Örnek: Avrupa Parlamentosu / AB Konseyi davasında46, Avrupa Parlamentosu,
ABAD’ın Frontex’in deniz operasyonları ile ilgili rehber ilkelerinin (2010/252/EU sayılı
Konsey Kararı) kanuna uygunluğu hakkında görüşlerini talep etmiştir. Rehber ilkeler,
Avrupa Parlamentosu tam olarak dâhil edilmeden 1999/468/EC no’lu Kararın 5a.
maddesi kapsamındaki komitoloji prosedürü uyarınca kabul edilmişlerdir. ABAD,
sözkonusu rehber ilkeleri, yenilerinin onların yerini alana kadar yürürlükte kalmaları
şartıyla feshetmiştir. ABAD, kabul edilen kuralların karasularının dışında yapılacak
denetimine dair gerekli unsurları içerdiğini ve bunun, ortak kanun koyucu olan
Parlamento ile birlikte, olağan kanuni prosedür ile gerçekleştirilecek politik seçimleri
zorunlu kıldığını ifade etmiştir. Divan ayrıca, itiraz edilen kararda yer alan yeni
tedbirlerin, bireylerin özgürlüklerini ve temel haklarını etkileme ihtimali olduğundan
dolayı bu tedbirler için de, yine olağan prosedürün izlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Divan’a göre, 2010/252/EC sayılı Konsey Kararı ekinin II. Bölümünde (“Ajans tarafından
koordine edilen deniz sınırı operasyonları bağlamında arama ve kurtarma
durumları ve/veya karaya çıkarma hakkında rehber ilkeler”) yer alan hükümlerin
rehber ilkeler olarak anılması ve 1. madde uyarınca bağlayıcılıklarının olmadığının
ifade edilmesi, bu ilkelerin esas kurallar olarak sınıflandırılmasını engellememiştir.
AİHS kapsamında, Sözleşme, Avrupa Konseyi üyesi bir ülkenin “yargı alanında” olan herkes
için geçerlidir. AİHM birkaç olayda47, bir devlet tarafından açık denizde kontrol edilen
kişilerin, o devletin yargı alanına girebileceğini kabul etmiştir. 2012 yılında İtalya’ya karşı
açılan bir davada, AİHM’nin Büyük Dairesi, Avrupa topraklarına ulaşmak isteyen göçmenlerin
haklarını ve bu durumdaki devletlerin görevlerini ortaya koymuştur.
Örnek: Hirsi Jamaa ve diğerleri / İtalya davasında,48 başvuru sahipleri, Malta’nın
arama ve kurtarma bölgesi içindeyken İtalya sahil koruma ekipleri tarafından durdurulan
içlerinde sığınmacıların da olduğu yaklaşık 200 kişilik bir göçmen grubunda
yer almaktaydılar. Göçmenler, sığınma talebinde bulunma imkanına sahip olamadan
İtalya ve Libya arasında imzalanan bir anlaşma gereğince, aceleyle Libya’ya geri
gönderildiler. İsimleri veya uyrukları kayıt altına alınmadı. AİHM, Libya’daki durumun
iyi bilindiğini pek çok kaynaktan teyit edilebileceğine işaret etmiştir. Bu nedenle
İtalyan makamlarının, başvuru sahiplerinin düzensiz göçmenler olarak Libya’ya
döndüklerinde AİHS’ye aykırı şekilde muameleye maruz kalacaklarını ve kendilerine
hiçbir koruma sağlanmayacağını bildiklerini veya bilmeleri gerektiğini dikkate
46 ABAD, C-355/10 [2012], Avrupa Parlamentosu / Avrupa Birliği Konseyi, 5 Eylül 2012, para. 63–85.
47 AİHM, Xhavara ve Diğerleri / İtalya ve Arnavutluk (aralɪk), no. 39473/98, 11 Ocak 2001; AİHM,
Medvedyev ve diğerleri / Fransa [BD], no. 3394/03, 29 Mart 2010.
48 AİHM, Hirsi Jamaa ve diğerleri / İtalya [BD], no. 27765/09, 23 Şubat 2012.
Ülke topraklarına giriş ve ilgili prosedüre erişim

almıştır. Bu makamlar ayrıca, başvuru sahiplerini Somali ve Eritre dâhil olmak üzere
kendi ülkelerine keyfi olarak geri gönderilme riskinden koruyacak yeterli garantilerin
olmadığını biliyorlardı ya da bilmeleri gerekmekteydi. İtalyan makamlarının, Libya’da
sığınma prosedürünün olmadığını ve burada BMMYK tarafından verilen mülteci
statüsünün tanımasını sağlamanın imkansız olduğunu gerekli şekilde göz önüne
tutmaları gerekmekteydi.
AİHM, başvuranların sığınma talebinde bulunmamalarının veya Libya’da bir sığınma
sistemi bulunmaması sebebiyle karşılaştıkları riskleri anlatamamış olmalarının,
İtalya’yı AİHS’nin 3. maddesi uyarınca yerine getirmesi gereken yükümlülüklerden
muaf kılmadığını tekrar teyit etmiştir. İtalyan makamlarının, mültecilerin korunmasına
yönelik uluslararası yükümlülüklerin libyalı makamlar tarafından nasıl yerine
getirdiklerini soruşturmuş olmaları gerektiğini tekrar vurgulamıştır. Bu nedenle başvuru
sahiplerinin Libya’ya transfer edilmesi, onları geri gönderilme riskiyle karşı karşıya
bıraktığı için, AİHS’nin 3. maddesini ihlal etmiştir.
1.8. Yargı yolları
Yargı yolları ile ilgili olarak, prosedüre ilişkin garantiler hakkındaki 4. bölüm bu konuyu
daha derinlemesine ele alınırken, 6. bölüm yargı yollarına özgürlükten mahrum kalınma
durumunda değinecektir.
AB hukuku kapsamında, Vize Kanunu (32 (3). madde ve 34 (7). madde), Schengen
Sınırları Kanunu (13. madde) ve Sığınma Prosedürü Yönetmeliği (46. madde) gibi birçok
belge, özel temyiz ve yargı yolları ile ilgili hükümler içermektedir. AB Temel Haklar Şartı’nın
47. maddesi, daha genel bir garanti sağlamaktadır. AB hukukunun garanti altına
aldığı hakların ve özgürlüklerin ihlal edilmesi nedeniyle, buna Şart hükümlerinin ihlali
de dâhildir, mağdur olduğunu iddia eden herkes, bir ülke toprağına girişin veya gerekli
prosedüre erişimin reddedilmesine karşı özellikle “etkili yargısal koruma” şeklinde olmak
üzere etkili bir yola otomatik olarak erişmelidir.
AİHS kapsamında, bir ülke toprağına girişinin veya ilgili prosedüre erişiminin, AİHS uyarınca
garanti altına alınmış hakları ilgilendirmesi durumunda herkes, AİHS’nin 13. maddesi
gereği, ulusal bir makam önünde etkili bir yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. Örneğin,
Hirsi Jamaa ve diğerleri / İtalya davasında, AİHM, göçmenlerin Libya’ya bu tedbire
itiraz etme hakları olmadan geri gönderilmiş olmaları nedeniyle, bu tür etkili bir başvuru
yolunun bulunmadığına kanaat getirmiştir.
Sığınma, sınırlar ve göç ile ilgili Avrupa hukuku el kitabı

Temel noktalar
• Devletler yabancılara topraklarına giriş izni vermeye karar verme hakkına sahiptirler;
ancak bunu yaparken AB hukukuna, AİHS’ye ve geçerli insan hakları garantilerine saygılı
davranmalıdırlar (bkz. bu bölümün giriş kısmı).
• AB hukuku, kısa süreli vize verme konusunda AB üye ülkeleri için ortak kurallar belirlemektedir
(bkz. 1.1. bölüm).
• AB hukuku, sınır kontrolü uygulaması (bkz. 1.4. bölüm) ve özellikle denizdekiler olmak
üzere, sınır gözetimi faaliyetleri ile ilgili (bkz. 1.7. bölüm) tedbirler içermektedir.
• Başta Schengen mevzuatı olmak üzere AB hukuku, bireylerin mutabık kalınan bölge
içinde sınır kontrolü yapılmadan serbest şekilde seyahat etmelerini sağlamaktadır (bkz.
1.1. bölüm).
• AB hukuku uyarınca, Schengen bölgesindeki tek bir devletin bir kişiye giriş yasağı koyması,
bu kişinin tüm Schengen bölgesine erişiminin engellenmesine neden olabilir (bkz.
1.3. bölüm).
• AB Temel Haklar Şartı, sığınma hakkını ve geri göndermenin engellenmesini öngörmektedir.
AB sığınma mevzuatı, bir kişinin bir AB sınırına ulaşması anından itibaren uygulanır
(bkz. 1.6. bölüm).
• Belirli koşullarda, AİHS, bir devletin sınırındaki bir göçmeni alıkoyma veya geri çevirme
hakkına, göçmenin transit bölgede veya devletin yargı alanı içinde başka bir yerde bulunmasına
bakmaksızın sınırlamalar getirmektedir (bkz. bu bölümün giriş kısmı ve 1.5 ve
1.6 bölümler). Ayrıca, devletin, iddia edilen AİHS ihlalinin ulusal bir makam önüne taşınabileceği
bir başvuru yolu sunması gerekebilir (bkz. 1.7. ve 1.8. bölümler).
İlave okuma ve içtihat:
Daha fazla içtihada erişmek için, lütfen bu el kitabının Avrupa mahkemelerinin içtihadını
nasıl bulabilirim? 245. sayfadaki rehber ilkeleri inceleyiniz. Bu bölümde ele alınan
konularla ilgili ilave materyalleri, 223. sayfadaki İlave okuma bölümünde İlave okuma
bulabilirsiniz.

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Avusturya’nın Mültecilere Sağladığı Sosyal Yardımlar

1- İlk iltica müracaatında toplama kampında kalan herkese aylık 40 Euro nakit veriyor. Giyim ve yiyecek, barınma, sabun, diş macunu...

BAMF Kararına İtiraz ve Şikayet Dilekçesi

Bu yazıda Almanya’da ilticaya başvurmuş bir takipçimizin, Federal Göçmen ve Mülteci Dairesinin verdiği red kararıyla ilgili itiraz ve şikayet dilekçesi yer almaktadır. Takipçimiz ekte...

Beyaz sandalyelerde ölüme “Artık yeter!” diyoruz

Berlin, Paris, Zürih, Malmö ve Bükreş gibi Avrupa'nın büyük şehirlerinde dün "Beyaz Sandalyede Ölüm" eylemleri düzenlendi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının Kanun Hükmünde...

HABER ANALİZ: ALMANYA’NIN AZERBAYCAN’DAKİ HİZMET HAREKETİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

Erdoğan’ın, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe kalkışmasından Hizmet Hareketi’ni sorumlu tutması ve Hizmet Hareketi’ni yok edilmesi gereken bir düşman ilan etmesinden sonra, hem Türkiye’de...

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade etmektedirler. Ancak bununla ilgili herhangi...
- Advertisement -

Daha faza içerik