Cuma, Eylül 25, 2020

Dublin 3 ve AB Temel Haklar Şartı

Göz atınız!

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre...
- Advertisement -


Avrupa Toplulukları antlaşmalarının orijinalleri, insan hakları veya bu hakların korunmasına
yönelik herhangi bir referans içermiyordu. Ancak, AAD’ye AB hukuku kapsamındaki
alanlarda insan hakları ihlalleri ile ilgili davalar geldikçe, AAD, Avrupa hukukunun sözde
“genel ilkelerine” temel hakları ekleyerek bireylere koruma sağlamak için yeni bir yaklaşım
geliştirmiştir. AAD’a göre, bu genel ilkeler, başta AİHS olmak üzere ulusal anayasalar
ve insan hakları antlaşmalarında mevcut insan haklarının korunmasına ilişkin içeriği yansıtacaktır.
AAD, AB yasasının bu ilkelere uyumlu olmasını sağlayacağını ifade etmiştir13.
Politikalarının insan hakları üzerinde bir etkisi olabileceğinin bilincinde olan ve vatandaşların
kendilerini AB’ye “daha yakın” hissetmeleri için çabalayan AB, 2000 yılında Avrupa
Birliği Temel Haklar Şartı’nı ilan etti. Bu Şart, AB üye ülkelerinin anayasaları, AİHS, ASŞ
ve Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (BMÇHS) gibi uluslararası insan hakları
antlaşmaları içinde mevcut haklardan ilham alınarak hazırlanmış bir insan hakları listesi
içermektedir. 2000 yılında ilan edilen şekliyle AB Temel Haklar Şartı sadece bir “deklarasyon”
niteliğindeydi, yani yasal bağlayıcılığı yoktu. Yeni AB kanunları önerme konsunda
asıl sorumlu organ olan Avrupa Komisyonu, kısa bir süre sonra, kanun önerilerinin bu Şart
ile uyumlu olmasını sağlayacaklarını beyan etti.
Lizbon Antlaşması 1 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinde, AB Temel Haklar Şartı’nın
statüsünü değiştirerek yasal olarak bağlayıcı hale getirdi. Bunun sonucunda, AB
11 267 (3). maddesine göre, sözkonusu yükümlülük, aldığı kararlara karşı ulusal kanun kapsamında bir
başvuru yolu bulunmayan mahkemeler ve nezdinde bir AB hükmünün geçerliliği ile ilgili ön karar
prosedürüne başvurulan ve bu başvurunun yerinde olduğuna dair gerekçelerin bulunması halinde,
diğer mahkemeler için de geçerlidir (bkz., örneğin, AAD, C-314/85 [1987] ECR 4199, Foto-Frost /
Hauptzollamt Lübeck-Ost, 22 Ekim 1987).
12 Bkz. Adalet Divanı Tüzüğü, Protocol no. 3, 23 a. madde ve Adalet Divanı usul kuralları, 107–
114. maddeler. ÖKP’ye tabi olabilecek davalarla ilgili daha detaylı bilgi için, bkz. ABAD, “Ön karar
prosedürünün başlatılması ile ilgili olarak ulusal yargı makamlarına yönelik tavsiyeler” (2012/C 338/01),
6 Kasım 2012, para. 40: “bir ulusal yargı makamı nezdinde, ABİDA’nın 267. maddesi’nin dördüncü
paragrafında bahsi geçen acil ön karar prosedürüne, örneğin, gözaltında tutulan veya hürriyetinden
mahrum bırakılmış bir kişi için, ele alınan sorunun cevabı o kişinin yasal durumunun değerlendirilmesinde
etkili olacaksa ya da ebeveyn yetkisi veya çocukların velayeti ile ilgili davalarda Avrupa Birliği hukuku
kapsamında hangi mahkemenin yargı yetkisine sahip olduğunun belirlenmesi ön karar prosedürüne
konu olan sorunun cevabına dayanıyorsa, talepte bulunulabilir”.
13 AAD, C-44/79 [1979] ECR 3727, Liselotte Hauer / Land Rheinland-Pfalz, 13 Aralık 1979, para. 15.
Giriş
23
kurumlarının (ve AB üye ülkelerinin) “AB hukukunu uygularken” Şart’a uygun davranmaları
zorunludur (Şart’ın 51. maddesi).
Şart’ı Polonya ve Birleşik Krallık ile ilgili olarak yorumlayan bir protokol kabul edildi.
ABAD’de 2011’de görülen bir göçmenlik davasında, Mahkeme bu tür bir protokolün esas
amacının Şart’ın sosyal haklar alanında uygulanmasını sınırlamak olduğuna karar verdi.
Mahkeme ayrıca protokolün AB sığınma hukukunun uygulanmasını etkilemediği kararını
verdi.14
AB Temel Haklar Şartı’nın 18. maddesi – Avrupa düzeyinde ilk kez – sığınma hakkını içermektedir.
18. madde’ye göre, sığınma şarta bağlı bir haktır: “sığınma hakkı Cenevre Sözleşmesi
kurallarına göre […] ve Avrupa Birliği Antlaşması ve Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında
Antlaşma […] hükümlerine uygun şekilde garanti edilecektir.” Şart’ın 19. maddesi,
bir kişinin haklı nedenlerle zulüm görme korkusu duyduğu veya işkence ya da insanlık
dışı ya da aşağılayıcı muameleye veya cezaya maruz kalmasının ciddi ihtimal dahilinde
bulunduğu bir yere geri gönderilmesini yasaklamaktadır (geri göndermeme ilkesi).
Ayrıca, Şart’ın bireylere koruma sağlamaya ilişkin hükümleri, göçmenlik bağlamında da
önem taşımaktadır. Şart’ın 47. maddesi etkili bir başvuru konusunda özerk bir hak tanımakta
ve adil yargılanma ilkelerini şart koşmaktadır. 47. maddede bahsi geçen yargı
denetimi ilkesi, bir mahkemenin değerlendirmesini gerektirmektedir. Bu, mutlaka bir
mahkeme olmasa da ulusal bir makam önünde etkili bir başvuru yapma hakkını garanti
altına alan AİHS’nin 13. maddesine göre daha geniş kapsamlı bir koruma sağlamaktadır.
Bunun yanı sıra, AB Temel Haklar Şartı’nın 52. maddesi, Şart hükümlerinin sağladığı
asgari korumanın AİHS tarafından sağlananlar olduğunu belirtmektedir; ancak AB, AİHM
tarafından ortaya konulandan daha cömert şekilde hakları yorumlayabilir.

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya kaldığından dolayı olabilir.   Başbakanlık Bilgi Edinme...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül Cuma günü, 48 avukat, 7...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan davalar 5237 sayılı Türk Ceza...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre Türkiye’den çıkmış kişileri fişlenmiş olduğu...
- Advertisement -

Daha faza içerik