Cumartesi, Eylül 19, 2020

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Göz atınız!

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre...
- Advertisement -

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan davalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesine dayanıyor. Peki ama bu yasal düzenleme eskiden nasıldı ve günümüzde nasıl?

765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK)’nin, “Devlet Kuvvetleri Aleyhinde Cürümler” adlı faslında, 158. maddede yer alan Cumhurbaşkanı’na Hakaret Kanunu, 1961 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürses tarafından kabul edilip yürürlüğe girmiştir. Yürürlüğe giren bu kanunda 3 farklı fıkra bulunmaktadır. Bu maddeler;

(1) – Reisicumhura muvacehesinde hakaret ve sövme fiillerini işleyenler üç seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) – Hakaret ve sövme Reisicumhurun gıyabında vaki olmuş ise faili, bir seneden üç seneye kadar hapsi olunur. Reisicumhurun ismi sarahaten zikredilmeyerek ima veya telmih suretiyle vaki olsa bile mahiyeti itibariyle Reisicumhura matufiyetinde tereddüt edilmeyecek derecede karineler varsa tecazüv sarahaten vukubulmuş addolunur.

(3) – Suçun, neşir vasıtalarından biri ile işlenmesi halinde ceza üçte birden yarıya kadar arttırılır.

Günümüzde Durum Ne?

1961 yılından 2005 yılına kadar devam eden 765 sayılı TCK’nin 158. maddesi olan Cumhurbaşkanı’na Hakaret Kanunu, 2005 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından kabul edilip, yürürlüğe konulan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde yer aldı. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı 4. kısmının, “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” başlıklı 3. bölümünde bulunan bu kanunda da 3 madde bulunmaktadır ve eski TCK’ye göre farklılık göstermektedir. Bu maddeler;

Madde 1- Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Madde 2- Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

Madde 3- Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

İki kanun maddesi arasındaki farklılıklar ise; 765 sayılı TCK 158. maddesinde, cumhurbaşkanına hakaret edenler için 3 yıldan az olmamak üzere hapis cezası cezası verilirken, bu suçun gıyaben işlenmesi durumunda ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyordu. 5237 sayılı TCK 299. maddesinde ise bu suçun cezası 4 yıla kadar hapis cezasına çıkarıldı. Değişikliklerden bir diğeri ise bu kanunun Adalet Bakanı’nın iznine bağlanmasıydı.

Açılan Dava Sayıları

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından 1986 yılından 2017 yılına kadar yayınlamış olduğu veriye göre TCK 299 kapsamında Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan dolayı açılan davalardaki sanık sayıları aşağıdaki gibidir ;

  1. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in döneminde davalardaki sanık sayısı 340,
  2. Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde sanık sayısı 207,
  3. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel döneminde sanık sayısı 158,
  4. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde sanık sayısı 163,
  5. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde 848,
  6. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk 3 yıllık görev süresinde ise Cumhurbaşkanına Hakaret suçu ile ilgili davalardaki toplam sanık sayısı bir önceki döneme göre yaklaşık 13 kat artarak (%1335 artış) 12 bin 173 oldu. (Sadece 2014-2017 yılları arası)

Verilen Mahkûmiyet Kararları

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan mahkûmiyet kararı verilen sanık sayıları ise şöyledir :

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel döneminde 71,
  2. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde 82,
  3. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül döneminde 233,
  4. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde ise hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanık sayısı 3.221. (Sadece 2014-2017 yılları arası)

2014-2017 yılları arasında 68 Bin 827 Soruşturma

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer 16 Nisan 2019 tarihinde iktisatçı yazar Mustafa Sönmez’in Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu nedeniyle gözaltına alınmasının ardından yaptığı açıklamada 2014-2017 yılları arasında 68 bin 827 kişi hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret soruşturması açıldığını belirtti. “Soruşturmaların 12 bin 839’u davaya dönüştü. 3 bin 414 mahkumiyet kararı verildi. Sadece 1697 kişi beraat etti” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Cumhurbaşkanına Hakaret Suçuna Yaklaşımı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), uluslararası bir teşkilat olan Avrupa Konseyi’ne bağlı olarak 1959 yılında kurulmuş uluslararası bir mahkemedir. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesince güvence altına alınmış olan temel hakların çiğnenmesi durumunda bireylerin başvurabileceği bir yargı merciidir. 47 Avrupa Konseyi üyesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargı yetkisini tanımaktadır. Türkiye 18 Mayıs 1954’te sözleşmeyi onaylamış, 28 Ocak 1987’de de bireysel başvuru hakkını tanımıştır. Mahkemenin zorunlu yargı yetkisini ise 28 Ocak 1990’da kabul etmiştir. Sonuç olarak Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin bir tarafıdır. Anayasanın 90/5 maddesi uyarınca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile iç hukuk kuralları arasında çatışma olur ise, bu sözleşmenin hükümleri uygulanır. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargı yetkisini de tanımaktadır. Ceza Muhakemesi Kanununun 311/1-f maddesi uyarınca, AİHM’in kesinleşmiş kararları yargılamanın yenilenme sebebidir.

AİHM’in devlet başkanına hakaret kapsamında verdiği kararlarda genel tutumu devlet başkanının ayrıcalıklı bir koruma altında bulunmasının doğru olmadığı ve özel yasalarla bazı kişilere ayrıcalık yaratmanın sözleşmenin ruhuna ters düştüğü yönündedir.

  • Lingens v Avusturya kararında mahkeme Lingens adlı bir gazetecinin Avusturya Başbakanı Kreisky hakkında bir yazısında “aşağılık oportünist, ahlaksız, onursuz” ifadelerini nedeniyle cezalandırılmasının haksız olduğunu söyleyerek kararını açıkladı ;

“Bir siyasetçi, özel şahıstan farklı olarak, her sözünü ve eylemini bilerek ve kaçınılmaz bir biçimde, gazetecilerin ve halkın yakın denetimine açar; bu nedenle daha geniş bir hoşgörü göstermek zorundadır.”

  • Eon v. Fransa davasında mahkeme Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy hakkında “Defol Git Gerizekalı” yazan bir döviz kaldıran vatandaşa verilen para cezasının ifade özgürlüğünün ihlali olduğu sonucuna varmıştır. AİHM kararında “bir siyasetçiye yönelik eleştirilerin kabul edilebilir sınırları, özel bir şahsa yönelik eleştiri sınırına göre daha geniştir” diyerek Fransız Mahkemesi’nin vermiş olduğu para cezasını haksız buldu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Colombani/Fransa (no. 51279/99), Tuşalp/Türkiye (no. 32131/08 ve 41617/08), Artun ve Güvener/Türkiye (no. 75510/01), Eon/Fransa (no. 26118/10), Otegi Mondragon/İspanya (no. 2034/07), Pakdemirli/Türkiye (no. 35839/97) gibi pek çok davada verdiği kararlara bakacak olursak bir devlet başkanını, o ülkede yaşayan diğer insanlardan daha fazla koruyan tüm ceza hükümlerini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10.maddesinde yer alan “İfade Özgülüğü”ne aykırı görmektedir.

İlgili Kanun Maddeleri:

TCK Maddeleri

Zincirleme suç

TCK MADDE 43. – (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma

TCK MADDE 53. – (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

  1. a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
  2. b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan,
  3. c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
  4. d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
  5. e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

Yoksun bırakılır.

(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Kişisel verilerin kaydedilmesi
TCK MADDE 135. – (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

 

 

 

Bu yazı

https://www.demokrathaber.org/turk-ceza-kanunu-madde-299-cumhurbaskanina-hakaret-sucu-makale,10672.html adresindeki Muzaffer Demirsoy’un ve

https://www.dogrulukpayi.com/bulten/cumhurbaskanina-hakaret-kanunu adresindeki Emincan Yüksel’in yazısından yararlanarak oluşturulmuştur. Daha fazla bilgi için kaynakları okuyabilirsiniz.

 

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya kaldığından dolayı olabilir.   Başbakanlık Bilgi Edinme...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül Cuma günü, 48 avukat, 7...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan davalar 5237 sayılı Türk Ceza...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre Türkiye’den çıkmış kişileri fişlenmiş olduğu...
- Advertisement -

Daha faza içerik