Cumartesi, Kasım 28, 2020

BM MÜLTECİLER YÜKSEK KOMİSERLİĞİ, ÜLKE RAPORU YUNANİSTAN -2019

Göz atınız!

Avusturya’nın Mültecilere Sağladığı Sosyal Yardımlar

1- İlk iltica müracaatında toplama kampında kalan herkese aylık 40 Euro nakit veriyor. Giyim ve yiyecek, barınma, sabun, diş macunu...

BAMF Kararına İtiraz ve Şikayet Dilekçesi

Bu yazıda Almanya’da ilticaya başvurmuş bir takipçimizin, Federal Göçmen ve Mülteci Dairesinin verdiği red kararıyla ilgili itiraz ve şikayet...

Beyaz sandalyelerde ölüme “Artık yeter!” diyoruz

Berlin, Paris, Zürih, Malmö ve Bükreş gibi Avrupa'nın büyük şehirlerinde dün "Beyaz Sandalyede Ölüm" eylemleri düzenlendi. Adalet ve Kalkınma...

HABER ANALİZ: ALMANYA’NIN AZERBAYCAN’DAKİ HİZMET HAREKETİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

Erdoğan’ın, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe kalkışmasından Hizmet Hareketi’ni sorumlu tutması ve Hizmet Hareketi’ni yok edilmesi gereken bir düşman...

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...
- Advertisement -

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER MÜLTECİLER YÜKSEK KOMİSERLİĞİ, ÜLKE RAPORU YUNANİSTAN -2019

Bu yazıda BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin, Yunanistan hakkında 2019 yılı için hazırladığı Kurumlar Arası Katılımcı Değerlendirme Raporundaki verilere ulaşabilirsiniz.

 

Key issues across Greece identified by participants: 

  • Lack of information and awareness on national services, asylum procedures, and available complaint and reporting mechanisms
  • Lack of Greek language classes
  • Access to formal education for all
  • Insufficient interpretation
  • Lack of female staff in various agencies including the Police, amongst interpreters and medical staff  ,
  • Delayed asylum procedures
  • Limited access to national services including healthcare, legal aid, psychological and social services
  • Lack of access to quality food and proper WASH facilities
  • Absence of outreach programmes
  • Inadequate law enforcement, creating a culture of impunity particularly in RICs and sites
  • Absence of community-based protection mechanisms
  • Social cohesion programmes appeared limited in outreach (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 6)

Yunanistan genelinde katılımcılar tarafından belirlenen temel konular:

  • Ulusal hizmetler, iltica prosedürleri ve mevcut şikayet ve raporlama mekanizmaları hakkında bilgi ve farkındalık eksikliği
  • Yunanca dil derslerinin eksikliği
  • Herkes için örgün eğitime erişim
  • Yetersiz tercüme imkanları
  • Polis dahil çeşitli kurumlarda kadın tercüman ve tıbbi personel bulunmaması,
  • Gecikmeli iltica prosedürleri
  • Sağlık hizmetleri, adli yardım, psikolojik ve sosyal hizmetler dahil olmak üzere ulusal hizmetlere sınırlı erişim
  • Kaliteli yiyeceklere ve uygun WASH tesislerine erişim eksikliği
  • Sosyal yardım programlarının yokluğu
  • Özellikle RIC’lerde ve sahalarda cezasızlık kültürü yaratan yetersiz kolluk kuvvetleri
  • Topluma dayalı koruma mekanizmalarının olmaması
  • Sosyal uyum programları sosyal yardımlarda sınırlı görünüyordu (UNHCR Kurumlar Arası Katılımcı Değerlendirme Raporu Yunanistan 2019, Sayfa 6)

Summary of recommendations and priorities identified by participants: 

  • improve information provision
  • strengthened interpretation services
  • increase advocacy to improve access to public services (education, medical, psychological)
  • promote the enrolment of all children in the public school system
  • increase support for employment and documentation (for self-reliance, integration)
  • develop and promote co-existence and raise-awareness programmes with the host community; provide training on refugee protection principles to key host community actors’  personnel (e.g. school teachers)
  • improve law enforcement
  • increase social cohesion and community recreational projects
  • implement more community-based and self-reliance initiatives to help refugees feel empowered and included
  • establish and strengthen outreach programmes and a centralized response (e.g., through community centres)
  • strengthen community-based protection mechanisms
  • train actors on community-based protection and UNHCR’s urban strategy

In general, with an increasing focus towards self-reliance, inclusion, and integration, many  participants asked for support through access to the labour market, Greek language classes  and inclusion in programmes and activities across Greece. Some of the participants offered to  support these directly, for example with peer-to-peer interpretation, information provision, and  first aid or with cleaning services. (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 7)

Katılımcılar tarafından belirlenen önerilerin ve önceliklerin özeti:

  • Provision bilgi sunumunu iyileştirmek
  • güçlendirilmiş tercüme hizmetleri
  • Kamu hizmetlerine (eğitim, tıp, psikolojik) erişimi geliştirmek için savunuculuğu arttırmak
  • tüm çocukların devlet okulu sistemine kaydını teşvik etmek
  • istihdam ve belgeleme (kendine güvenmek, entegrasyon için) desteğini artırmak
  • ev sahibi toplulukla birlikte yaşama ve farkındalık yaratma programları geliştirmek ve teşvik etmek; ana ev sahibi topluluk aktörlerinin personeline mülteci koruma ilkeleri konusunda eğitim sağlamak (ör. okul öğretmenleri)
  • kolluk kuvvetlerini geliştirmek
  • sosyal uyum ve topluluk rekreasyon projelerini artırmak
  • mültecilerin güçlendiğini ve dahil edildiğini hissetmelerine yardımcı olmak için daha fazla toplum temelli ve kendine güvenen girişimler uygulamak
  • sosyal yardım programları ve merkezi bir yanıt oluşturmak ve güçlendirmek (örneğin, toplum merkezleri aracılığıyla)
  • topluluk temelli koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi
  • aktörleri toplum temelli koruma ve BMMYK’nin kentsel stratejisi konusunda eğitmek

 Genel olarak, kendine güven, dahil etme ve entegrasyona artan bir odaklanma ile, birçok katılımcı işgücü piyasasına erişim, Yunanca dil dersleri ve Yunanistan genelinde program ve faaliyetlere katılım yoluyla destek istedi. Katılımcılardan bazıları bunları doğrudan desteklemeyi önerdi, örneğin eşler arası yorumlama, bilgi sağlama ve ilk yardım ya da temizlik hizmetleri (UNHCR Kurumlar Arası Katılımcı Değerlendirme Raporu Yunanistan 2019, Sayfa 7)

Brief overview of key issues  

Unclear and lengthy asylum procedures: The majority of participants were frustrated with  what they consider a lack of sufficient information on asylum procedures and the legal  framework. A particular source of anxiety is the lack of clarity on procedures or feedback on  the status of their asylum claim, particularly on the islands. This has severe implications on  psycho-social wellbeing, irrespective of age and gender. (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 8)

Limited (public) services and unclear procedures: For many participants the educational  and recreational activities are limited. This, combined with a hindered access to medical and  psychosocial services in many locations can lead to idleness, in turn causing protection and  security incidents, anxiety and may lead to physical harm, including domestic violence.

Some participants stated that racism and xenophobia hindered their access to public services.  They also believe that public services (e.g. local hospitals) cannot respond to their needs  because of limited staffing, bureaucratic procedures or language barriers.

On the mainland, participants noted the high number of unregistered people in sites with  limited access to services. Others recommended that cash assistance increases, as they state  that current amounts cannot cover their daily needs (medication, transportation or medical  services). Many were unclear as to the referral pathways to access services. Finally, some  PwSN felt they are not prioritized in distribution or access to services. (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 8)

Lack of law enforcement/safety and security: Participants reported a lack of law  enforcement, a lack of clarity as to the rules and regulations of sites, and consequently a  perceived culture of impunity. This was primarily for sites and RICs. In a number of locations,  participants noted the police force is reluctant to intervene when violence erupts. In various  locations (sites, RICs), tension was reported amongst refugee communities, as well as  between refugees and host communities. This, coupled with reported alcohol and drug use in  some sites and RICs, and the lack of police intervention – particularly after working hours –  contributes to a feeling of insecurity amongst refugees and especially women, and mistrust  towards law enforcement authorities. Many refugees and asylum-seekers are not aware of  emergency numbers and relevant procedures. In contrast those living in urban  accommodation facilities, irrespective of age, reported feeling safe. (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 8)

SGBV: Basic standards for SGBV prevention are not respected, especially in RICs (e.g.  Moria, Vathy) where there are mixed latrines, showers and accommodation, overcrowding  (e.g. in some RICs on the islands), lack of lockable containers and poor lightning. Participants  noted a lack of awareness on response procedures and service providers. There is also a lack  of interpreters and female staff when reporting incidents. In some locations, particularly in  RICs and sites, women reported feeling exposed to SGBV risks citing past incidents. (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 8)

Lack of community-based protection structures: One of the most prevalent risks identified is the lack of meaningful community-based protection structures and approaches. While focusing primarily on ‘assistance programmes’ such as cash and accommodation, community based protection support programmes are limited in outreach and sustainability, often smallscale, non-systematic or non-existent. Throughout the PA participants were unable to identify community strengths. Moreover, community representation and leadership structures are not always inclusive, often excluding minority groups, women, children/youth and older people. Participants asked for more engagement in community fora and more meaningful participation in community-based protection activities. Overall, participants requested to be consulted and to be given feedback.

Co-existence: Participants noted a lack of programmes to encourage co-existence with the host community. This is across the country, but more prevalent in sites and RICs. Participants reported limited interaction with locals, and amongst refugee communities in several locations. They attributed this to the lack of a common language. The existing co-existence projects are either limited in outreach or small scale. In some locations like RICs and sites, minority groups reported discrimination in food distribution and limited access to relief items.

Self-reliance and integration: Most participants reported difficulties in accessing the labour market. They attributed this to a lack of information, high unemployment rates, lack of required documentation (e.g. residency permits, passport), language barriers, the remoteness of some sites from cities, and lack of job advise and placement support. Most participants believe that job opportunities are a requirement for integration, which was echoed by some from the host community.

Participants found the programmes on self-reliance and employment limited and unstructured. There was a general feeling of dependency and lack of self-reliance. Some participants expressed a desire to be engaged in gainful employment, noting that they have skills they would like to use through vocational training and employment, especially on the mainland. Only a few participants reported no interest in being employed in Greece, wishing to move instead on to other EU countries. The remote location of some sites and RICs from cities were noted as notable obstacles to self-reliance, integration and co-existence.

Most participants, particularly on the mainland and some islands expressed the wish to locally integrate, learn Greek and become self-reliant. In some locations, they referred to the good relations with host community members, while in others (e.g. on some islands), they reported limited interaction. Generally, it was mostly those in urban accommodation that reported links to Greek society. The lack of Greek language classes, which most perceive to be required for integration, was a commonly referenced issue.

While most participants have social security numbers (AMKA), they have difficulty obtaining other documents such as AFM and unemployment cards from OAED. Finally, while some members of the host community described their relations with refugees as positive, especially in cities, others referred to harassment and poor relations.

Information provision and interpretation: Participants in most FGDs noted difficulties accessing information. This included a lack of interpreters for certain languages (e.g. Somali, Farsi, Kurmanji, Panjabi, Bangla, Urdu, Sorani, Amharic, Tigrinya, etc.), lack of consistent and simplified information on services and procedures (in the form of leaflets, FGD, information desk, information sessions). This applies to sites, RICs and urban locations and to information provision upon arrival.

Participants repeatedly noted that integration, employment and relevant services and procedures are not communicated in the right language or format and are unclear. There is a lack of clarity also of roles and responsibilities of service providers. Communication materials are often too difficult to understand or not translated in all relevant languages. Almost no participants were aware of UNHCR’s HELP website.

Complaint mechanisms: Complaint mechanisms are reportedly not enforced or encouraged in many locations. Participants voiced confusion about procedures and asked how they can complain or what feedback mechanisms are in place. (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 8-9)

Temel konulara kısa genel bakış

Belirsiz ve uzun süreli iltica prosedürleri: Katılımcıların çoğunluğu iltica prosedürleri ve yasal çerçeve hakkında yeterli bilgi eksikliği olduğunu düşündüklerinden dolayı hayal kırıklığına uğramıştır. Özel bir kaygı kaynağı, iltica taleplerinin durumu, özellikle adalar hakkında prosedürler veya geri bildirim eksikliğinin olmamasıdır. Bunun yaş ve cinsiyete bakılmaksızın psiko-sosyal refah üzerinde ciddi etkileri vardır.

Sınırlı (kamusal) hizmetler ve belirsiz prosedürler: Birçok katılımcı için eğitim ve eğlence faaliyetleri sınırlıdır. Bu, birçok yerde tıbbi ve psikososyal hizmetlere engellenmiş erişim ile birlikte, boşta kalmaya yol açarak koruma ve güvenlik olaylarına, endişeye neden olabilir ve aile içi şiddet de dahil olmak üzere fiziksel zarara yol açabilir.

Bazı katılımcılar ırkçılık ve yabancı düşmanlığının kamu hizmetlerine erişimini engellediğini belirtmişlerdir. Ayrıca kamu hizmetlerinin (örneğin yerel hastaneler) sınırlı personel, bürokratik prosedürler veya dil engelleri nedeniyle ihtiyaçlarına cevap veremeyeceğine inanmaktadırlar.

Anakarada katılımcılar, hizmetlere sınırlı erişime sahip sitelerde kayıt dışı kişilerin sayısının fazla olduğunu belirttiler. Diğerleri, cari miktarların günlük ihtiyaçlarını karşılayamayacağını belirten nakit yardımının artmasını önerdi (ilaç, ulaşım veya tıbbi hizmetler). Birçoğu hizmetlere erişim yönlendirme yolları konusunda belirsizdi. Son olarak, bazı PwSN dağıtım veya hizmetlere erişim konusunda öncelikli olmadıklarını düşünmektedir.

Kolluk / güvenlik ve emniyet eksikliği: Katılımcılar kolluk kuvveti eksikliği, alanların kural ve düzenlemeleri konusunda netlik eksikliği ve dolayısıyla algılanan cezasızlık kültürü olduğunu bildirmişlerdir. Bu öncelikle siteler ve RIC’ler içindi. Bazı yerlerde katılımcılar, polis gücünün şiddet patlak verdiğinde müdahale etmeye isteksiz olduğunu belirttiler. Çeşitli yerlerde (sahalar, RIC’ler), mülteci toplulukları ve mülteciler ile ev sahibi topluluklar arasında gerginlik bildirilmiştir. Bu, bazı bölgelerde ve RIC’lerde bildirilen alkol ve uyuşturucu kullanımı ve özellikle çalışma saatlerinden sonra polis müdahalesinin olmaması, mülteciler ve özellikle kadınlar arasında güvensizlik hissine ve kolluk kuvvetlerine karşı güvensizliğe katkıda bulunmaktadır. Birçok mülteci ve sığınmacı acil durum numaralarının ve ilgili prosedürlerin farkında değildir. Buna karşılık, kentsel konaklama tesislerinde yaşayanlar, yaşa bakılmaksızın, kendilerini güvende hissettiklerini bildirmişlerdir.

SGBV: SGBV’nin önlenmesi için temel standartlara, özellikle karışık tuvalet, duş ve konaklama, aşırı kalabalık (örneğin adalardaki bazı RIC’lerde), kilitlenebilir kapların ve zayıf yıldırımın olduğu RIC’lerde (örn. Moria, Vathy) dikkate alınmaz. Katılımcılar, müdahale prosedürleri ve hizmet sağlayıcılar hakkında farkındalık olmadığını belirtti. Olayları bildirirken tercüman ve kadın personel eksikliği de vardır. Bazı yerlerde, özellikle RIC’lerde ve sahalarda, kadınlar geçmiş olaylardan kaynaklanan SGBV risklerine maruz kaldıklarını bildirdi.

Topluluk temelli koruma yapılarının eksikliği: Belirlenen en yaygın risklerden biri, anlamlı toplum temelli koruma yapılarının ve yaklaşımlarının eksikliğidir. Öncelikle nakit ve konaklama gibi ‘yardım programlarına’ odaklanırken, toplum temelli koruma destek programları sosyal yardım ve sürdürülebilirlikle sınırlıdır, genellikle küçük ölçekli, sistematik olmayan veya mevcut değildir. KA boyunca katılımcılar toplumun güçlü yanlarını belirleyemediler. Dahası, topluluk temsil ve liderlik yapıları her zaman kapsayıcı değildir, çoğunlukla azınlık grupları, kadınlar, çocuklar / gençler ve yaşlılar hariç. Katılımcılar, topluluklara daha fazla katılım ve topluluk temelli koruma faaliyetlerine daha anlamlı katılım istediler. Genel olarak, katılımcılara danışılması ve geri bildirimde bulunulması talep edilmiştir.

Birlikte yaşama: Katılımcılar, ev sahibi toplulukla birlikte yaşamayı teşvik edecek programların eksik olduğunu belirttiler. Bu ülke genelinde, ancak siteler ve RIC’lerde daha yaygındır. Katılımcılar, yerlilerle ve çeşitli yerlerdeki mülteci toplulukları arasında sınırlı etkileşim olduğunu bildirdiler. Bunu ortak bir dil eksikliğine bağladılar. Mevcut birlikte yaşama projeleri ya sosyal yardım ya da küçük ölçekli olarak sınırlıdır. RIC’ler ve siteler gibi bazı yerlerde, azınlık grupları gıda dağıtımında ayrımcılık ve yardım maddelerine sınırlı erişim bildirmiştir.

Özgüven ve entegrasyon: Katılımcıların çoğu işgücü piyasasına erişimde zorluk yaşadıklarını bildirmiştir. Bunu, bilgi eksikliğine, yüksek işsizlik oranlarına, gerekli belgelerin eksikliğine (örn. Oturma izinleri, pasaport), dil engellerine, bazı sitelerin şehirlerden uzaklığına ve iş tavsiyesi ve yerleştirme desteğinin bulunmamasına bağlandı. Katılımcıların çoğu, iş fırsatlarının, ev sahibi topluluktan bazıları tarafından tekrarlanan entegrasyon için bir gereklilik olduğuna inanmaktadır.

Katılımcılar, kendine güven ve istihdam ile ilgili programları sınırlı ve yapılandırılmamış bulmuşlardır. Genel bir bağımlılık hissi ve kendine güven eksikliği vardı. Bazı katılımcılar, özellikle anakarada olmak üzere mesleki eğitim ve istihdam yoluyla kullanmak istedikleri becerilere sahip olduklarını belirterek, kazançlı bir istihdamla meşgul olma arzusunu dile getirdiler. Sadece birkaç katılımcı Yunanistan’da çalışmakla ilgilenmediğini, bunun yerine diğer AB ülkelerine taşınmak istediğini bildirdi. Bazı alanların ve RIC’lerin şehirlerden uzak konumu, kendine güven, entegrasyon ve birlikte yaşama konusunda önemli engeller olarak kaydedildi.

Özellikle anakara ve bazı adalardaki katılımcıların çoğu, yerel olarak bütünleşme, Yunanca öğrenme ve kendine güvenme arzusunu dile getirdi. Bazı yerlerde, ev sahibi topluluk üyeleriyle iyi ilişkilere değindiler, diğerlerinde (örneğin bazı adalarda), sınırlı etkileşim bildirdiler. Genellikle, Yunan toplumuyla bağlantılarını bildiren, çoğunlukla kentsel yerleşim yerindeydi. Entegrasyon için en gerekli olduğunu algılayan Yunanca dil sınıflarının eksikliği, yaygın olarak başvurulan bir konuydu.

Katılımcıların çoğu sosyal güvenlik numaralarına (AMKA) sahipken, OAED’den AFM ve işsizlik kartları gibi diğer belgeleri almakta zorlanıyorlar. Son olarak, ev sahibi topluluğun bazı üyeleri, özellikle şehirlerde mültecilerle ilişkilerini olumlu olarak tanımlarken, diğerleri taciz ve kötü ilişkilere değindi.

Bilgi sağlama ve yorumlama: FGD’lerin çoğunda katılımcılar bilgiye erişimde zorluklar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Bu, belirli diller için tercüman eksikliğini (ör. Somalice, Farsça, Kurmanji, Panjabi, Bangla, Urduca, Sorani, Amharca, Tigrinya, vb.), Hizmetler ve prosedürler hakkında tutarlı ve basitleştirilmiş bilgi eksikliği (broşürler, FGD, bilgi masası, bilgilendirme oturumları). Bu, siteler, RIC’ler ve kentsel yerler ve varışta bilgi sağlanması için geçerlidir.

Katılımcılar, entegrasyon, istihdam ve ilgili hizmet ve prosedürlerin doğru dilde veya biçimde iletilmediğini ve belirsiz olduğunu defalarca belirtmişlerdir. Hizmet sağlayıcıların rollerinin ve sorumluluklarının netliği de yok. İletişim materyallerinin anlaşılması çok zordur veya ilgili tüm dillerde tercüme edilmez. Neredeyse hiç katılımcı BMMYK’nın YARDIM web sitesinden haberdar değildi.

Şikayet mekanizmaları: Şikayet mekanizmalarının pek çok yerde uygulanmadığı veya teşvik edilmediği bildirilmektedir. Katılımcılar prosedürler hakkında kafa karışıklığı dile getirdiler ve nasıl şikayet edebileceklerini veya hangi geri bildirim mekanizmalarının mevcut olduğunu sordular. (UNHCR Kurumlar Arası Katılımcı Değerlendirme Raporu Yunanistan 2019, Sayfa 8-9)

Brief overview of additional recommendations and priorities (proposed by humanitarian agencies)

Advocacy

The array of protection risks identified, particularly in the RICs on the islands, reinforces UNHCR’s call on the government and the EU to step up measures to protect asylum-seekers and refugees. There is a need to improve access to public services and national social support mechanisms including for PwSN, to improve law enforcement, increase security presence and patrolling (including with female police officers), to register ‘unregistered’ people at sites, to increase timely access to health services by KEELPNO (including psychological interventions and with more female doctors present) as well as access to enhanced interpretation services. Law enforcement and police reporting need to be strengthened. Cases without interventions need to be reported in order to inform advocacy.

Enhanced and systematic Protection Monitoring

There are different protection monitoring tools in place by different actors which at times are not interlinked. There is a need to develop comprehensive protection monitoring databases (e.g. Kobo tools) to systematically record participatory assessments and protection monitoring data for evidence-based advocacy and follow up.

Staff training

There is a need to train staff (UN, NGO, authorities) on community-based protection and UNHCR’s urban strategy in all locations.

Community Centres (urban)

There is a need to shift from home visits to a more centralized response (e.g. through community centres) in urban locations. Also, inclusion of asylum-seekers and refugees in the existing community centres otherwise restricted for only some is imperative for social integration. (UNHCR Inter-agency  Participatory Assessment  Report Greece 2019, Page 13)

 

Ek tavsiye ve önceliklere kısa bir bakış (insani yardım kuruluşları tarafından önerilen)

Savunma

Özellikle adalardaki RIC’lerde belirlenen koruma riskleri dizisi, BMMYK’nın hükümeti ve AB’yi sığınmacıları ve mültecileri korumak için önlemler alma çağrısını güçlendiriyor. Kamu hizmetlerine ve PwSN dahil olmak üzere ulusal sosyal destek mekanizmalarına erişimin iyileştirilmesi, kolluk kuvvetlerinin iyileştirilmesi, güvenlik mevcudiyetinin ve devriyenin arttırılması (kadın polis memurları dahil), sitelere ‘kayıtlı olmayan’ kişileri zamanında kaydetmek için zamanında erişim gerekmektedir. KEELPNO tarafından sağlık hizmetlerine (psikolojik müdahaleler ve daha fazla kadın doktorun da dahil olduğu) ve gelişmiş yorumlama hizmetlerine erişim. Kolluk kuvvetlerinin ve polis raporlarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Savunuculuğu bilgilendirmek için müdahalesi olmayan vakaların bildirilmesi gerekmektedir.

Gelişmiş ve sistematik Koruma İzleme

Farklı aktörler tarafından zaman zaman birbirine bağlı olmayan farklı koruma izleme araçları bulunmaktadır. Kanıta dayalı savunuculuk ve takip için katılımcı değerlendirmeleri ve koruma izleme verilerini sistematik olarak kaydetmek için kapsamlı koruma izleme veritabanlarının (örn. Kobo araçları) geliştirilmesine ihtiyaç vardır.

 

Personel eğitimi

Topluluğa dayalı koruma ve BMMYK’nın kentsel stratejisi konusunda tüm bölgelerde personel (BM, STK, yetkililer) yetiştirmeye ihtiyaç vardır.

Toplum Merkezleri (kentsel)

Kentsel yerlerde ev ziyaretlerinden daha merkezi bir yanıta (örneğin toplum merkezleri aracılığıyla) geçmeye ihtiyaç vardır. Ayrıca, mevcut topluluk merkezlerine sığınmacıların ve mültecilerin dahil edilmesi, yalnızca bazıları için kısıtlanmıştır, sosyal entegrasyon için zorunludur. (UNHCR Kurumlar Arası Katılımcı Değerlendirme Raporu Yunanistan 2019, Sayfa 13)

 

Raporu indirmek için tıklayınız:

https://drive.google.com/file/d/1BJHp8O-6c2gOYPmr91u1gY16qlrr_0NO/view?usp=sharing

- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Avusturya’nın Mültecilere Sağladığı Sosyal Yardımlar

1- İlk iltica müracaatında toplama kampında kalan herkese aylık 40 Euro nakit veriyor. Giyim ve yiyecek, barınma, sabun, diş macunu...

BAMF Kararına İtiraz ve Şikayet Dilekçesi

Bu yazıda Almanya’da ilticaya başvurmuş bir takipçimizin, Federal Göçmen ve Mülteci Dairesinin verdiği red kararıyla ilgili itiraz ve şikayet dilekçesi yer almaktadır. Takipçimiz ekte...

Beyaz sandalyelerde ölüme “Artık yeter!” diyoruz

Berlin, Paris, Zürih, Malmö ve Bükreş gibi Avrupa'nın büyük şehirlerinde dün "Beyaz Sandalyede Ölüm" eylemleri düzenlendi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının Kanun Hükmünde...

HABER ANALİZ: ALMANYA’NIN AZERBAYCAN’DAKİ HİZMET HAREKETİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

Erdoğan’ın, 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe kalkışmasından Hizmet Hareketi’ni sorumlu tutması ve Hizmet Hareketi’ni yok edilmesi gereken bir düşman ilan etmesinden sonra, hem Türkiye’de...

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade etmektedirler. Ancak bununla ilgili herhangi...
- Advertisement -

Daha faza içerik