Cuma, Eylül 25, 2020

Almanya İltica Süreci Hakkında Genel Bilgiler

Göz atınız!

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre...
- Advertisement -

Aşağıda Almanya’da sığınmacılık ve sahip olduğunuz haklar hakkında bazı
bilgiler bulabilirsiniz.
İnternetten, kitaplardan ve kendi deneyimlerimizden derlediğimiz bu bilgilerle, size Almanya’da mülteci olarak bulunanların sahip oldukları yasal haklar ve imkanlar hakkında genel bir bakış sunmak istiyoruz. Ek olarak, sizin durumunuzda ve günlük hayatınızda yardımcı olabilecek bir takım tavsiyeler ve iletişim bilgileri de bulabilirsiniz. Elbette ki herkesin durumu birbirinden farklıdır ve bilgiler sürekli değişmektedir, ve kimi zaman bürokratik işlemleri anlamak oldukça zordur, ama yine de umutsuzluğa kapılmayın ve pes etmeyin!

Sığınma (İltica) başvurusunu nasıl yapabilirim?
Sığınma (İltica) başvurusunun üç temel adımı vardır. İlk olarak bulunduğunuz federal devletteki bir Erstaufnahmeeinrichtung’a kayıt olmalısınız. Eğer Erstaufnahmeeinrichtung’un nerede olduğunu bilmiyorsanız herhangi bir polis istasyonuna da gidebilirsiniz. Size sığınma başvurusu yaptığınıza dair bir sertifika verilecektir. Sertifikanın adı BÜMA (Bescheinigung über die Meldung als Asylsuchender) ancak yasa değişmek üzere olduğundan, yakında bu belgenin adı
Ankunftsnachweis olacaktır. Sığınma için başvuruda bulunduğunuz yerde kalmanızın mümkün olmayabileceğinin bilincinde olun. Sizi Almanya’da herhangi bir yere gönderebilirler. Eğer Almanya’da başka bir yerde yakın akrabalarınız var ise bunu muhakkak dile getirin. Eşiniz ya da (18 yaş altı) küçük çocuklarınızla veya eğer yaşınız küçük ise ebeveynlerinizle birlikte yaşama hakkına sahipsiniz. İkinci olarak BAMF (Bundesamt für Migration und Flüchtlinge)’a sığınma başvurusunda bulunmanız gerekir. Burada size Aufenthaltsgestattung adlı bir belge verilecektir ki, bu sığınma talebiniz konusunda son karar verilene kadar hukuki olarak kalabilmenize izin verir. Kişisel bilgileriniz detaylı olarak sorgulanacak, fotoğrafınız çekilecek,
parmak iziniz alınacak ve hakkınızda ve Almanya’ya nasıl geldiğiniz konusunda sorular sorulacaktır. Bu bilgiler daha sonra bir “Dublin” davasında (ne olduğunu daha sonra açıklayacağız) kullanılacaktır. Cevaplarınız da kayda alınacak ve daha sonra kullanılacaktır. Son adım büyük mülakattır. Size randevu tarihini içeren bir mektup gönderecekler. Kimi zaman bu randevu için haftalar ya da aylarca beklemeniz gerekebilir.

Belgelerimi edinmem ne kadar sürer?
Son kararın verilmesi oldukça uzun bir zaman alabilir, kimi zaman biriki
yıldan daha uzun. Sığınma başvurunuzu yaptıktan sonraki ilk üç ayda sadece kayıtlı olduğunuz bölgede dolaşım hakkınız olacak. Başvurunuz reddedildiği takdirde itiraz edebilmeniz mümkündür. Olumsuz bir karar bildirildiğinde, ilk olarak kararın son sayfasını kontrol etmelisiniz. Burada size açık hukuki olanaklar konusunda bilgilendirme bulabilirsiniz. Burada, karara itiraz etmeniz için ne kadar süreniz olduğu da yazılı olacaktır. Dikkat edin, bazı durumlarda bu yalnızca bir hafta olabilir, yani hızlı hareket etmeniz gerekebilir! Kararı, mektubun gönderildiği tarihi içeren sarı bir zarfta alacaksınız. Lütfen zarfı saklayın ve talebiniz reddedilmiş ise bir avukat bulun.

Dört farklı olumlu karar vardır:
1) Art. 16 a GG.’e (Anayasa’nın 16 Maddesi’ne) göre size sığınma olanağı tanınmıştır.
2) § 3 AsylG’e (Sığınma yasası Bölüm 3’e) göre bir mülteci olduğunuz kabul edilmiştir.
3) § 4 AsylG’e (Sığınma yasası Bölüm 4’e) göre ikincil korunma statüsü elde edebilirsiniz.
4) Geri gönderimin önünde başka engeller sözkonusu olabilir. (Abschiebungsverbot, AufenthG § 60 V, VII S. 1’e göre) (Oturum Yasası Bölüm 60 V, VII S.1’e göre Geri gönderim yasağı)
Tüm bunlar Almanya’da hukuki olarak kalabilmenizi sağlar, ancak bazı farklılıklar sözkonusudur. Karar elinize geçtiğinde ve ne anlama geldiğinden emin olmadığınızda bir avukat ya da danışmana başvurmanız yerinde olacaktır.
Aynı zamanda, Mart 2016’dan bu yana, bir hafta içinde bir karara varılmasının gerekli olduğu durumlarda, hızlı işlem prosedürleri de devreye sokulmuştur. Bunlar “güvenli ülkeler” olarak adlandırılan bölgelerden gelen, (an itibarıyle bunlar: Arnavutluk, Bosna ve Hersek, Gana, Kosova, Makedonya, Karadağ, Sırbistan); kimlik belgelerini yoketmiş ya da kimlikleri ya da uyrukları konusunda yanlış bilgiler vermiş, aynı şekilde Almanya’da sığınma için ikinci kez başvuruda bulunan (Folgeantragssteller) başvuruları az çok kesin bir biçimde reddedilecek olan insanlar içindir. Eğer sizin için hızlı bir prosedür başlatıyorlarsa, özel bir kampa gitmeniz gerekebilir. Eğer BAMF bir hafta içinde karar vermiyorsa, normal bir sığınma prosedürüne hak kazanmışsınız demektir.

Bir evim olacak mı?
Sığınma başvurunuzu yaptıktan sonra, mültecilerin barındıkları Erstaufnahmelager adlı büyük bir kampa gönderileceksiniz. Sizi gönderdikleri yere gitmek zorundasınız ve bu Almanya’da herhangi bir yerde olabilir. Bütün kamplarda, size bir yatak, yiyecek ve bir miktar para temin edilecektir. Bulunduğunuz yer temiz ve güvenli olmalıdır, ama bu her zaman kesin değildir. Bulunduğunuz yerin koşullarının kötü olması veya burada görevlilerin ve güvenlik elemanlarının size kötü davranmaları durumunda şikâyetçi olma hakkınız vardır. Bu durumda lütfen konuyla ilgili fotoğraflar çekip, deneyiminizi kaydedip, ilgili kurumlarla irtibata geçin ya da bunu ifşa edin. Mültecilere tahsis edilmiş bu evde bir kaç gün ile 6 ay arası bir süre kalacaksınız. Bu süre zarfında yaşadığınız yerden ayrılamazsınız. Bu sürenin sonunda Gemeinschaftsunterkunft (ortak barınma) olarak adlandırılan başka bir barınma noktasına gönderileceksiniz. Maalesef gönderileceğiniz yeri seçme şansınız bulunmuyor ancak yakın ailenizle aynı yerde bulunma hakkınız var (çocuklar, eş, eğer yaşınız küçükse ebeveynlerinizin yanı). Gönderildiğiniz bu yeni yerde de size yatacak yer ve bir miktar para temin edilecektir. BAMF’dan olumlu bir karar çıktıktan sonra kendi odanızı tutabilir ve yaşayacağınız şehri seçebilirsiniz. Kimi durumlarda sığınma süreci boyunca, özellikle aileler ve (tıbben ve psikolojik olarak) savunmasız insanlar için, sosyal yardım bürosunca masrafları karşılanan bir daire kiralama olanağı mevcuttur.

Almanca öğrenmek için bir okula kaydolabilir miyim?
BAMF’dan olumlu bir karar bildirildikten sonra “Jobcenter” (İş ve İşçi Bulma
Kurumu)'(n)a sosyal yardım için başvuruda bulunmalısınız. Doldurmanız gereken formu internette bulabilirsiniz. Başvurunuzu inceledikten sonra Jobcenter size bir onay belgesi verecektir. Bu belge ile belli Alman okullarına gidebilir ve Almanca öğrenebilirsiniz. Jobcenter okul masraflarınızı karşılayacaktır. Size Almanca’nın öğretileceği bir entegrasyon kursuna katılmanız gerekebilir. Eğer hala karar için bekliyor ya da reddedildiğiniz için bir Almanca sınıfına kaydolamıyorsanız, yaşadığınız bölgede gönüllüler tarafından verilen ücretsiz sınıfları gözden geçirebilirsiniz.

Almanya’da çalışabilir miyim?
Sığınma başvurusu sürecindeki ilk 3 aydan sonra, yapmış olduğunuz bir iş
sözleşmesini Ausländerbehörde’ye göstererek çalışma hakkı için başvurabilirsiniz. O iş için size bir çalışma izni verebilirler. Ancak çalışma izni size ancak, eğer başka bir alman, avrupalı ya da oturum izni olan bir göçmen aynı işi yapamayacak durumda ise verilecektir. Almanya’da 15 ay geçirdikten sonra herhangi bir işte çalışabileceğiniz normal bir çalışma iznine sahip olabilirsiniz. BAMF’dan onayınız gelir gelmez bulduğunuz herhangi bir işte çalışma ve aynı zamanda öğrenim görme hakkına sahip olacaksınız.

Doktora görünmem gerekirse?
Sığınma başvurunuzun ilk 15 ayında yalnızca acil bakım gerektiren ağrı ve ciddi
hastalık durumlarında acil sağlık hizmetlerine erişiminiz mümkündür. Bir doktoru görmeye gitmeden önce sosyal yardım ofisinden edinilen Krankenschein (sağlık sigortası belgesi) adlı belgeye ihtiyacınız vardır. Eğer hamile iseniz hamileliğiniz boyunca müşahede altında tutulabilirsiniz.

18 yaşından küçüksem ve ailem yanımda değilse?
Size 18 yaşından küçük diğer mültecilere tahsis edilen bir evde bir oda verilecektir. Bu evde size yardımcı olacak sosyal hizmet görevlileri bulunacaktır. Yiyecek ihtiyacınız karşılanacak ve bir miktar para temin edilecektir. Okula gidebilir, Almanca öğrenebilir ve eğitim görebilirsiniz. Makine teknisyenliği gibi bir meslek dalında öğrenim görebilir ve mesleki eğitiminizi tamamladıktan sonra bir iş bulabilirsiniz. BAMF’dan sığınma talebinize onay geldiği durumda, ailenin Almanya’ya gelebilmesi için sen veya ailen Alman Konsolosluğu’na vize için başvurabilirsiniz.

Peki ya ailem?
Ancak sığınma başvurunuz ya da mülteci statünüz onaylandıktan sonra eşiniz ve
küçük çocuklarınızın da Almanya’ya göç edebilme hakları doğar. Buna Aile Birleşimi (Familienzusammenführung) denir. Bu prosedür oldukça karmaşık olduğundan, bu prosedürü iyi bilen bir avukatla ya da bir organizasyonla temasa geçmek daha iyidir. (Art. 16 a GG uyarınca) Sığınma verilenler ya da (§ 3 AsylG uyarınca) mülteci olarak tanınanlar aile birleşimi için başvurabilirler. Lütfen olumlu karar çıktıktan sonraki ilk 3 ay içinde başvurmayı unutmayınız. Eğer daha sonra başvuracak olursanız bu durumda ailenizin geçimini karşılamaya yetecek kadar paranız olduğunu garanti etmeniz gerekir. Ausländerbehörde’ye gidin ve onlara aile birleşimi için başvurmak istediğinizi söyleyin. Ailenizin vatandaşı oldukları ülkedeki Alman konsolosluğuna bir aile birleşimi vizesi için başvurmaları gerekir. İkincil korunma statüsüne sahip kişilerin aile birleşimi için başvurabilmelerinden önce iki yıl beklemeleri zorunludur.

Mülakat nasıl olacak?
Mülakat için hazırlık yapmanız oldukça önemlidir. Mülakattan önce bir avukat veya danışmanlık servisiyle görüşmeniz iyi olacaktır. Hikayenizin bütün detaylarını iyi bildiğinizden emin olmalısınız. Hikayenizle ilgili tarih ve detayları önceden hazırlamalısınız, çünkü mülakatta hikayenizde çelişkiler bulmaya çalışacaklardır. Ülkenizden ayrılma nedenleriniz konusunda mümkün olduğu kadar çok somut detaylar vermeniz faydalı olur. Hayatınıza karşı tehditler, fiziksel şiddet ya da haksız mahkumiyet mağduriyeti ile ilgili olabildiğince çok kanıt toplayın. Örneğin; tıbbi ya da hukuki raporlar, gazete yazıları, hayatınıza karşı tehdit içeren veya tehlikede olduğunuzu gösteren belge ya da mektuplar, sosyal/dini/politik bir gruba üyeliğinizi kanıtlayan belgeler veya tutuklama emri gibi belgeler göstermeye çalışın. Ülkenize döndüğünüz takdirde geleceğinizin ciddi bir risk altında olacağını, ülkenizin hiçbir yerinde korunamayacağınızı kanıtlamaya çalışmalısınız. Neden özellikle Almanya’nın sizi ve hayatınızı güvence altına alması gerektiğini açıklamanız istenebilir.
Mülakat esnasında cevap vermek için acele etmeyin, ihtiyaç duyduğunuzda mola isteyin ve bir soruyu anlamadığınızda tekrar sorun. Herhangi bir çekingenlik ya da utangaçlık göstermeden istediğiniz ve söylemeniz gerektiğini düşündüğünüz her şeyi söyleyin. Çevirmeninizden memnun değilseniz bunu belirtin. Kadın sığınmacılar, bir kadın mülakatçı ve bir kadın çevirmen talep edebilirler. Mülakatın sonunda hazırlanan raporu ancak ve ancak rapor tam istediğiniz gibiyse ve herhangi bir hata içermiyorsa imzalayın. Mülakat raporunuzun bir kopyasını talep edebilirsiniz. Mülakat raporunuzdan ya da mülakatın gidiş şeklinden memnun değilseniz bir avukat veya destek kuruluşuyla görüşün.

Sığınma başvurunuz geldiğiniz ülkede bir baskıya maruz kalıp kalmamış olduğunuz ya da ülkenize döndüğünüz takdirde baskıya maruz kalmaktan mı korktuğunuz hakkında karar vermek için kullanılacaktır. Baskının temel bileşenleri hayati tehditler, fiziksel yaralanma ve haksız tutuklanmadır. Ayrımcılığa dayalı insan hakları ihlalleri, savaş ve iç savaşa bağlı hayati tehlike ve bir hastalık sebebiyle oluşan ciddi sağlık riskleri gibi hayatınız, bedeniniz ve özgürlüğünüze dönük diğer tehditler dikkate alınacaktır. Ancak sığınma yalnızca ırki, dini, politik nedenler ya da uyruğunuza dayalı ya da belli bir sosyal gruba üye olmanızdan ötürü baskı görüyorsanız verilecektir. Özetlersek: Ülkenizde başınıza ne geldi? Ve geri dönmeniz halinde başınıza ne gelir?

Bir mültecinin yasal tanımı: “Irkı, dini, milliyeti, politik görüşü ya da belli bir sosyal gruba üyeliği nedeniyle sağlam temelleri olan bir baskı korkusuna sahip kişi”dir.

Dublin III Anlaşması
Dublin III Anlaşması, sığınma başvurunuzun başka bir Avrupa ülkesinde
değerlendirilmesine karar vermekte kullanılabilir. Örneğin, hali hazırda başka bir
ülkede adres kaydı yaptırmış ya da sığınma talebinde bulunmuş, başka bir ülkeden aldığınız vize ile gelmiş ya da başka bir Avrupa ülkesinde vakit geçirmiş olduğunuza dair kanıtların olması bu durum için gerekçe teşkil eder. Bu ülkeye geri gönderilmek üzere sınır dışı edilebilirsiniz. Eğer Yunanistan’da idiyseniz, Yunanistan’a geri gönderilmezsiniz ancak prosedürünüz daha uzun sürede tamamlanacaktır. Başka bir Avrupa ülkesine sınırdışı edilmeye karşı itirazda bulunabilirsiniz (Eilantrag) ancak bunu size sınır dışı edilme kararının bildirilmesinden itibaren 1 hafta içinde yapmanız gerekir. Ancak aynı zamanda kendilerine Dublin davası açıldığına dair mektup alan pek çok kişi, gerçekte Almanya’dan sınırdışı edilmiş değildir. Yine de böyle bir mektup alırsanız bir avukat ya da organizasyon ile temasa geçmelisiniz. Dublin sürecinizin başlatıldığı tarihten itibaren, sizi sınır dışı etmek için yalnızca 6 ay süreleri vardır, aksi durumda Dublin davanız sonlandırılmalıdır. Eğer 18 ay süresince saklanırsanız da Dublin davanız sonlandırılacaktır. Ancak saklanmanız durumunun
belgelerinizi almaktaki şansınızı olumsuz etkileyebileceğini aklınızda tutunuz.
İşkence mağduru ya da politik baskılara maruz kalmış biriysem? Mülakatınızda bunu açıkça belirtmeniz gerekir. İşkence hakkında konuşmak çok zor
olabilir ancak bunu mümkün olan en kısa sürede açıklamanız oldukça önemlidir.
Avrupa Birliği’ne (AB) sığınma sürecinde işkence mağdurları hassas vakalar olarak ele alınmalıdır ve sığınma başvurusunda bulunan diğer adaylardan ayrı muamele görebilirler (örneğin gözaltına alınmamalıdırlar).

Bir kadın isem?
Belli baskılar hemen hemen yalnızca kadınlara uygulanır ve bunlar sığınma sebebi olarak ele alınır. Örneğin: tecavüz, zorla kısırlaştırma ve zina durumunda kadınların orantısız cezalandırılması, zorla evlendirme ve kadın sünneti gibi ülkenizde kadınlara karşı ayrımcılık gösteren kanun ya da gelenek ve kurallar ya da bir ihtilaf durumunda kadına karşı şiddetin bir silah olarak uygulanması. Ya bu baskılardan ülkenizin sorumlu olduğunu ya da ülkenizin ve ülkenizdeki yasaların sizi bunlara karşı korumakta yetersiz kaldığını göstermeniz gerekir. Almanya sığınma kanunu, menşe ülkenin yeterli koruma sağlayamadığı durumlarda bunu politik baskı kategorisinde değerlendirir. Başınızdan geçen vakayla ilgili kimi olgulara ailenizin önünde değinmekte güçlük çekiyorsanız avukatınızla ya da destek kuruluşlarıyla yalnız görüşme talebinde bulunabilirsiniz.

Sığınma talebim kabul edildiğinde neler olacak?
Sığınma talebiniz konusunda olumlu bir karar bildirildikten sonra, statünüze bağlı olarak, 3 yıla kadar bir oturum izni alabilirsiniz. Almanya’da oturum izni ile beraber, bir iş bulma şansınızı artırmak üzere ücretsiz Almanca dil kurslarına kayıt yaptırmanız mümkündür. Kendi geçiminizi sağlayacak duruma gelene kadar Jobcenter’dan sosyal yardım parası alacaksınız. Diğer Avrupa Birliği ülkelerine seyahat edebilirsiniz, ancak bu ülkelerde çalışamaz ya da yaşayamazsınız. Dahası, 3 yıl menşe ülkenize seyahat edemezsiniz, aksi durumda oturum izninizi hemen kaybedebilirsiniz.

Almanya’da temelli kalmak mümkün mü?
Bu durum size verilen statüye ve ülkenizdeki o anki koşullara bağlıdır. Eğer size (Art. 16 a GG’e istinaden) sığınmacı statüsü tanınmışsa ya da (§ 3 AsylG sonucu) mülteci olarak nitelendirilmiş iseniz üç yıl için tüm haklara sahip olduğunuz bir oturum izniniz olacaktır. Bu üç yıldan sonra eğer ülkenizi terk etmenize neden olan koşullar hala geçerli ise ve eğer menşe ülkenize seyahatte bulunmamış iseniz süresiz oturum izni alabilirsiniz. Bu izinde süre kısıtlaması yoktur ve süresiz oturum izninizi aldıktan sonra ülkenize seyahat edebilirsiniz. Bu iznin iptali ancak ciddi suçlara işlemiş ya da ülkeden Ausländerbehörde (yabancılar ofisi) ile görüşmeden altı aydan uzun bir süre ayrılmışsanız söz konusu olabilir. Eğer ikincil korumanız varsa önce 1 yıl ve daha sonra 2 yıl için oturum izni alabilirsiniz. Bu oturum iznini, korunma talebiniz için gerekçeler (örneğin iç savaş…) varlığını sürdürdüğü müddetçe tekrar tekrar uzatabilirsiniz. Eğer BAMF size, sınırdışı edilmeye engel durum olarak adlandırılan (§ 60 V, VII S. 1 AufenthG uyarınca Abschiebungsverbot) en düşük koruma statüsünü
vermişse, bu durumda genellikle eğer engellerin daha uzun bir süre varlığını
sürdüreceğini düşünüyorlarsa size bir oturum izni de verirler. Süresiz oturum iznini (her yabancı gibi) Almanya’da bir oturum izni ile 5 yıl yaşadıktan ve 60 kez bir emeklilik primine aylık ödemeler yaptıktan sonra alabilirsiniz.
Almanya’da bir oturum izni ile altı ya da sekiz yıl ikamet süresini doldurduktan sonra vatandaşlığa kabul için başvurabilirsiniz ve bir Alman pasaportu alabilirsiniz, ancak bunun için yeterli seviyede Almanca konuşabildiğinizi, Alman siyasi sistemi hakkında fikir sahibi olduğunuzu ve ekonomik gelirinizi kanıtlayan belgeleri tedarik etmeniz gerekecektir.

Sığınma başvurum reddedilirse neler olacak?
Sığınma talebinizin reddedilmesi durumunda, bu karar size Federal Ofis tarafından bir mektupla bildirilir. Sığınma başvurunuzun reddedilmesine itirazda bulunabilirsiniz, ancak itirazınızı 1 hafta içinde yazılı olarak ya da mahkemeye gidip Rechtsantragsstelle (temyiz bürosu) denilen yerde sözlü olarak yapmanız gerekir. Prosedürün detayları hakkındaki bilgiyi red mektubunun son sayfasında bulabilirsiniz.
Mahkemeye gitmenin bir maliyeti yoktur. Eğer bir avukat istiyorsanız, bunu siz
bulmalısınız. Seçtiğiniz avukat finansal yardım için başvuruda bulunmaya çalışabilir.
Duldung (tolerans, müsamaha) durumunda, bu, reddedilmiş olduğunuz ancak seyahat edemediğiniz ya da sınırdışı edilmek için geçerli bir pasaportunuz bulunmadığı ya da ülkenizdeki durumun dönüşünüzü imkânsız kıldığı anlamına gelir. Bu, birkaç haftalık geçerliliği olan kısa süreli bir anlaşmadır, ancak birkaç yıla kadar uzatılabilir. Yasal olarak çalışma izniniz olur ama pratikte ilk 4 yıl içinde bir işe girmek oldukça zordur. Bir iş için mesleki eğitim almanız mümkündür.

Eğer 18 ay boyunca sınırdışı edilememeniz sizin suçunuz değilse, size bir oturum izni verilebilir. Sığınmacı olarak kabul edilme şansınız düşük görünüyorsa, Avrupa Birliği vatandaşlığı ya da oturum izni olan biriyle evlenmek size oturum izni sağlayacaktır.

Bunun için diğer şeylerin yanısıra geçerli bir pasaport, doğum belgesi ve halihazırda evli olmadığınızı gösteren bir belgeniz (aynı zamanda tüm belgelerin resmi çevirisi) olmalıdır ve ardından Standesamt olarak adlandırılan, resmi olarak evleneceğiniz daireden randevu talebinde bulunmalısınız. İşlemler uzun sürecektir. Evlendikten sonra, ülkeyi terketmeniz ve kendi ülkenizde Alman konsolosluğuna vize için başvurmanız gerekebilir. Evlilik işlemini, reddedilmeden, mümkün olduğu kadar erken başlatmak ve bir avukat ya da danışmanla görüşmek ve etrafınızda bir destek grubuna sahip olmanız önemlidir.

Kaynak: www.welcome2germany.wordpress.com

Önceki İçerikAufenthG §27 Aile Birlesimi ilkesi
Sonraki İçerikDuyuru!!
- Advertisement -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Advertisement -

Son Eklenenler

Savcılık Gizlilik Kararlarının Nedenleri – CMK 153

Mülteci adayları mülakatlar esnasında, adli, idari ve siyasi soruşturma ve kovuşturma dosyalarına ulaşamadıklarını ve savcılık gizlilik kararı bulunduğunu ifade...

Bilgi Edinme Hakkı kimlere uygulanmaz?

Okuyucularımız, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde devletten bilgi talep ettiklerinde kendilerine bilgi verilmiyor ise; muhtemelen aşağıda bahsedilen gerekçelerle karşı karşıya kaldığından dolayı olabilir.   Başbakanlık Bilgi Edinme...

Türkiye’de Savunma Hakkına Operasyon

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu, cemaat soruşturmaları sonucu mağdur olan insanları savunan avukatlara operasyon düzenledi. 11 Eylül Cuma günü, 48 avukat, 7...

Cumhurbaşkanı’na Hakaret Davaları

Günümüzde Cumhurbaşkanlığı ile ilgili en çok tartışılan konulardan biri, hakaret davaları. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde sayıları giderek artan davalar 5237 sayılı Türk Ceza...

MİT’in fişlemeleri ve yapılan bu fişlemelerin kapsamının anlaşılması

Daha önce yayınlanmış olan yazımızda "Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 81 ilin terör ve istihbarat müdürlüklerine gönderdiği ‘gizli’ damgalı yazıya göre Türkiye’den çıkmış kişileri fişlenmiş olduğu...
- Advertisement -

Daha faza içerik